Tedarik zinciri sorunu çözülür mü?

Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Kırcova, pandemi sonrası dönemde ortaya çıkan tedarik zinciri sorununu WORLDEF Magazine 17. sayısı için mercek altına aldı.
tedarik zinciri

Tedarik zincirinde yaşanan sorunlar pek çok noktada etkili oluyor. Kırılan ve bozulan bir sistemin yeniden eski haline gelmesinin zaman alması ya da farklı bir dengede yeniden oluşması hemen bütün işler için geçerli bir durum. Covid-19 pandemisi, e-ticaretin geniş kullanıcı kitlelerine ulaşması ve benimsenmesi için ciddi bir fırsat yarattı. Uzun süren kapanmalar, virüs korkusu nedeniyle günlük hayatın format değiştirmesi perakende sektörünün önünü beklenmedik bir şekilde açtı. Her ne kadar eğlence, seyahat, turizm gibi sektörler çok büyük zararlara uğrasa da, diğer sektörler hem maliyetleri düşürmek hem de satışları arttırmak gibi iki yönlü kazançlar elde ettiler.

Covid-19’un tedarik zinciri üzerinde yarattığı etki, hem geleneksel hem de dijital kanallarda faaliyet gösteren bütün sektörleri tehdit etmeye başladı

Neredeyse bütün ülkelerde e-ticarete katılan oyuncu sayısında büyük artışlar gerçekleşti. “Bu kanalları tercih etmez” denilen demografik gruplar, teknolojik gelişmeleri kabul etmek zorunda kaldı ve daha önce e-ticarete uzak duran yeni tüketici grupları platformların üyesi oldu.

Ancak aynı Covid-19 bu kez tedarik zinciri üzerinde yarattığı etki nedeniyle bu kez tam aksi yönde etki yaratarak, hem geleneksel hem de dijital kanallarda faaliyet gösteren bütün sektörleri tehdit etmeye başladı. Tedarik zincirinde bozulma ya da kırılma olarak adlandırılan bu gelişmenin temelinde pandemi nedeniyle yaşanan üretim, depolama, dağıtım ve lojistik sorunları bulunmakta.

Birçok sektörde ciddi üretim kayıpları söz konusu

tedarik zinciri

Bütün dünyada hızla yükselen enflasyon oranları, ağırlıklı olarak mal ve hizmet tedarikinde yaşanan maliyet artışlarına bağlanıyor. Tarımdan sanayiye, madencilikten hizmet sektörüne birçok sektörde ciddi üretim kayıpları söz konusu. Çip kıtlığının otomotiv sektöründe yarattığı üretim sorunları şimdilik en çok konuşulan konuların başında gelse de, başta beyaz eşya üreticileri olmak üzere çeşitli sektörlerde üretim yapan şirketler sorunları dile getirmeye başladılar. Tesla otomobil üretiminde geçen yılki satışlara ulaşmasının mümkün olmadığını açıklarken, beyaz eşya üreticisi Whirpol de kendi dağıtım zincirini bu yıl yaşanması mümkün arz sorunları konusunda uyardı.

Özellikle Çin’den ürün ithal eden sektörler doğrudan etkilendiğinden tekstil, inşaat gibi sektörlerin de büyüme hızlarında düşüşler görüldü. Üretim tarafında yaşanan sıkıntılar ve pandemi sonrası dönemde giderek artan talep nedeniyle her sektörde ciddi fiyat artışları oldu. Bu gelişmeler bütün dünyada uzun yıllardan beri görülmeyen oranlarda enflasyona neden olurken, bir yandan da ülkelerin büyüme hızlarını yavaşlattı.

Endüstriyel gıda üreticileri de yine pandeminin neden olduğu üretim sıkıntılarıyla boğuşmaya devam ediyor

Diğer yandan, endüstriyel gıda üreticileri de yine pandeminin neden olduğu üretim sıkıntılarıyla boğuşmaya devam ediyor. Ortaya çıkan bu tabloya göre pandemi öncesine dönüş bir hayli zor olacak! Aslında halen yaşanan arz sıkıntısının aslında pandemi olmasa da er geç ortaya çıkacağı bilinen bir gerçekti. “Daha fazla tüketmek” üzerine kurulu ekonomik sistemin; küresel iklim krizi, hammadde kaynaklarının kıtlığı, küresel eşitsizlikler, plansız göçler gibi etkenler nedeniyle yakın bir zamanda ciddi olarak sorun yaşayabileceğini hemen herkes tahmin ediyordu.

Pandemi, bu süreci hızlandırdı. Şimdi hemen herkes ne zaman normale döneceğimizi soruyor. Normale dönmek ya da yeni bir normal bulmak gibi iki yol var önümüzde. Büyük bir ihtimalle bildiğimiz normale dönmek mümkün olmayacak! Pandeminin bundan sonra nasıl seyredeceğini kimse bilmiyor. Pandemi döneminde büyük zararlar nedeniyle neredeyse tasfiye olan sektörlerin yeniden nasıl toparlanacağı ile ilgili kesin bir yol haritası yok. Küresel ölçekte yaşanan işsizlik, enflasyon, büyüme sorunlarının nasıl aşılabileceğine dair güçlü işaretler yok!

Halen aşırı derecede bir mal kıtlığı olmasa da fiyat oynaklığı yüzünden pazarların rahat olmadığı açıkça görülmekte. Çin’den yapılan ithalatta görülen aksamalar, lojistik maliyetlerindeki artışlar, depolama sorunları, tarımsal üretimde düşüşler gibi faktörler bir araya geldiğinde pazaryeri satıcısı, üretici, mega merchant, toptancı gibi oyuncuların zorluklarla karşılaşması olası görülmektedir. E-ticaret açısından işlerin tam da yoluna girdiği dönemde arz tarafında yaşanan bu sorunlarla ilgili olarak nasıl bir yol izlenmesi gerektiği konusunda henüz tam bir görüş birliği yok. Buna karşın kısa, orta ve uzun vadede çeşitli önlemler alınarak tedarik zincirinde yaşanan sorunlar daha az hasarla atlatılabilir.

Neler yapılabilir?

Sektörde faaliyet gösteren firmaların, tedarik zincirinde son zamanlarda yaşanan bu ani ve hızlı gelişmelerin olumsuz etkilerini azaltmak için alabilecekleri aksiyonlardan bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Geriye ve ileriye doğru dikey entegrasyon: Tedarik zinciri sorunlarına karşı stratejik bir hamle olarak pazardaki her oyuncunun tedarik zincirinde geriye ve ileriye doğru entegrasyon imkanlarını değerlendirerek, arz kaynaklarının devamlılığını sağlayacak yatırımlar yapılabilir. Geleneksel perakendecilerin büyük bir bölümü kendi arz kaynaklarını korumaya yönelik önlemleri zaten uzun yıllardan beri almaktaydı. E-ticaret oyuncuları da benzer bir yol izleyerek örneğin tarım ve gıda sektöründe üreticilere doğru entegrasyon imkanlarını araştırabilirler.
  • Lojistik kaynaklı sorunların çözümü için iş birliği ve paylaşım ekonomisi araçlarını kullanmak: Arzdaki dalgalanmaların yarattığı mal kıtlığını bir ölçüde azaltabilmek ve arz istikrarını sağlayabilmek için ortak depolama tesisleri, satın almaların birleştirilmesi, lojistiğin ortaklaşa yürütülmesi gibi önlemlerle birlikte pandemi döneminde yoğun bir şekilde kullanılan ücretsiz kargo uygulamalarına hızlıca son verilmesi gerekir. Zira bundan böyle ucuz ve güvenilir kargo hizmetlerinin sürdürülmesi hiç de kolay olmayacaktır.
  • E-ticaret sisteminin verimli bir şekilde çalışmasını sağlamak üzere tasarımı için çalışmak: E-ticaret ekosisteminin yarattığı katma değeri doğru ve etkili bir şekilde anlamak, gelecekte yaşanabilecek sorunların etkisini azaltmaya yönelik olarak tüm paydaşlara ve özellikle de devlet kurumlarına yönelik lobi çalışmalarına ağırlık verilmesi, sektördeki tüm paydaşların rolleri, katkıları ve sorumlulukları  hakkında doğru iletişimlerin yapılması da  ayrıca önemlidir.
  • Analitik araçları kullanmak: Hızlı büyüme dönemlerinde çok dikkat edilmeyen analitik araçlar artık giderek önemli olmaya başladı. İş modellerinin optimizasyonu için veriyi kullanmak, arz ve talep dengesini oluşturmaya katkı verebilir. Bu yolla üretimden satış sonrasına kadar bütün süreçlerde maliyet, pazarlama, satış ve lojistik bazlı analizler yapılarak iş modellerinin yaşadığı olumsuz etkilerin azaltılmasına katkı sağlanabilir.

Sonuç olarak;

Görünen o ki tedarik zincirinin bozulması ya da kırılmasının yarattığı sorunlar geçici değil, kalıcıdır. Eskiye dönüş ya kolay olmayacak ya da hiç mümkün olmayacaktır. Dünya ticareti yeniden yapılanmaktadır. Bu yeni durumda çözülmesi gereken sorunlar dinamik sorunlardır. Sürekli değişkenlik göstermektedir. E-ticaret ekosistemi daha çok deneme yanılma yöntemiyle yeni yapıya ayak uydurmak zorunda kalacaktır. Bu noktada atılan her adımın üreteceği sonuçlar iyi hesaplamalı ve gündelik güç dengelerine dayalı düzenlemelerden uzak durulmalıdır.

Paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Bizi Instagram’da Takip Edin!
Sitede Ara