Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp

Prof. Dr. Sema Ay: Türkiye, e-ihracatta yolun çok başında

Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksek Okulu Dış Ticaret Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sema Ay, küresel boyutta yaşanan gelişmeler doğrultusunda Türkiye’nin e-ihracat potansiyelini gerçekleştirmesi açısından henüz yolun çok başında olduğunu söyledi. Ay, geleneksel ticaretin dışına çıkmayan işletmelerin zaman içerisinde rekabet gücünü kaybederek piyasadan silindiğine işaret etti.
e-ihracat

Dış ticaret uzmanı deneyimli akademisyen Prof. Dr. Sema Ay, “bölgesel kalkınma, ekonomik entegrasyonlar ve e-ticaret” alanlarında çalışmalar yapıyor. Aynı zamanda WORLDEF Akademik Kurul üyesi olan Ay, sınır ötesi e-ticaretten Avrupa Birliği’ne; Brexit sonra İngiltere pazarının sunduğu fırsatlardan e-ticaretin geleceğine kadar birçok konuda WORLDEF Bülten’in sorularını cevapladı.

“E-ticareti tüm yönleri ile ele alan kitap çalışması yapıyoruz”

“E-ticaret ve e-ihracatın gelişmesi ve sürdürülebilirliği söz konusu olunca bunun büyük bir ekosistem olduğu bilinmektedir.” diyen Sema Ay, üniversitelerinde de bu ekosistemin önemli bir parçası olduğunu vurgu yaptı. Uludağ Üniversitesi’nin mesleki eğitim veren Dış Ticaret, Lojistik, Uluslararası Ticaret ve İşletmecilik bölümlerinde, sistemin bir parçası olan sektör temsilcileri ile yakın işbirliği kurularak sektörün ihtiyaçlarına göre nitelikli işgücü yetiştirilmesi hedeflendiğini anlatan Ay, şu bilgileri paylaştı:

“Bu hedef doğrultusunda, önlisans ve lisans öğrencilerine yönelik okutulacak dersler ile ilgili ortak bir e-ihracat dersi müfredatı oluşturma konusunda çalışmalar yapılmıştır. E-ihracatın artan önemine paralel olarak alandaki mesleki eğitim de her geçen gün zorunlu hale gelmiştir. Bursa Uludağ Üniversitesi’nde eğitim-öğretim gören önlisans ve lisans öğrencilerinin standart hale gelmiş bir müfredatla e-ihracat eğitimi almaları ve aldıkları eğitimi kariyer gelişimlerinde kullanmaları amaçlanmaktadır. Bu şekilde, e-ihracat alanında faaliyet gösteren firmalarda çalışacak mezunlarımız, kendi gelişimlerine katkı sağlamakla birlikte Bursa’daki üreticilerin, perakende ve toptan satış firmalarının e-ihracat odaklı büyümelerinde rol alacaklardır.”

Prof. Dr. Ay, e-ticaretin, ekonomide itici bir güç olarak yeni iş imkanlarını da beraberinde getirdiğine vurgu yapıyor. E-ticaretin ekonomilere olumlu katkısının, ülkelerin elektronik ticaretin gelişmesi yolunda sürekli olarak yeni önlemler alması ve düzenlemelere gitmesi ile doğru orantılı olduğuna dikkat çekiyor. Bu çerçevede ticarette dijital dönüşüm sürecinde tüm yönleri ile e-ticareti ele alan kitap çalışmaları yaptıklarını anlatan Sema Ay, “Kitapların, e-ticaretin yeni açılımlara ışık tutması, teknolojik ve hukuksal yapısı, sosyal ve kültürel boyutu, vergisel boyutu, ulusal ve uluslararası boyutu gibi pek çok açıdan e-ticaret konusunda Türkçe yayımlanmış eserlere yeni ve güncel bir katkı sunmasına çalışılmıştır.” sözlerini kaydetti.

“Türkiye’de e-ticaretin büyüme oranları uluslararası arenada rekabet için yeterli değil”

Prof. Dr. Sema Ay, gerek işletmeler ve tüketiciler, gerekse hükümetler tarafından fark edilip hızla benimsenen, faydaları sayesinde yaygınlaşan e-ticaretin, ticaret rakamlarına da yansıdığına işaret etti. “Covid-19 salgınının başladığı dönemlerde genel ticarette düşüş gözlemlenmiş; ancak e-ticarette böyle bir düşüş görülmemiş, aksine bir artış olmuştur.” diyen Ay, şöyle devam etti: “Türkiye’de e-ticaret hacmi 2020 yılında, 2019 yılına göre yüzde 66 artış göstererek 226 milyar 200 milyon liraya yükselmiştir. Böylece e-ticaret hacminin genel ticarete oranı ortalama yüzde 15,7 olmuştur. E-ticaret tutarının, 207 milyar lirayla yüzde 91,4’ü yurt içi harcamalar iken 9,3 milyar lirayla yüzde 4,2’si diğer ülkelerin Türkiye e-ticaret sitelerinden yaptığı harcamalar, 9,9 milyar lira ile yüzde 4,4’ü ise yurt dışından yapılan alımlardır.”

Dünyada en fazla e-ticaret işlem hacmine sahip ülkelerin başında Çin’in geldiğini hatırlatan Ay, “Çin’deki yüksek e-ticaret hacminin çok büyük bir kısmı e-ticaret devi Alibaba tarafından yapılmaktadır. Çin’i, ikinci sırada ABD ve üçüncü sırada ise Birleşik Krallık izlemektedir. Avustralya, e-ticarette en hızlı büyüyen ülkedir. Ancak Türkiye’nin de e-ticarette büyüme oranı dikkat çekicidir. E-ticaretin büyüme hızı açısından oldukça önemli gelişme göstermesine rağmen büyüme oranlarının henüz uluslararası arenada rekabetçi konumda olabilmek için yeterli olmadığı bilinmektedir. Bu konuda bazı çözüm önerileri hayata geçirilse de, hem arz hem de talep tarafında, sisteme ilk kez dahil olacak tarafların teşvik edilmesi konusunda planlanan hedeflerin gerçekleşmesi gerekmektedir.” ifadelerini kullandı.

“Türkiye e-ihracatta yolun çok başında”

Dış ticaret uzmanı akademisyen Sema Ay, küresel boyutta yaşanan gelişmeler doğrultusunda Türkiye’nin e-ihracat potansiyelini gerçekleştirmesi açısından henüz yolun çok başında olduğunu vurguladı. Türkiye’de gerçekleştirilen e-ihracatın toplam e-ticaret içerisinde payının yüzde 4,2 olduğunu; bu oranın 2023 yılına kadar yüzde 10’a çıkarılmasının hedeflendiğini ifade eden Ay, şöyle devam etti;

“Türkiye’nin ihracat yapısındaki sorunlar düşünülerek bakıldığında e-ihracatın ülkemize sunduğu fırsatlar daha da net ortaya çıkmaktadır. Son 10 yılda Türkiye’nin yüksek ihracat performansının temelinde büyük ve eski firmaların, eski ürünleri eski pazarlara satması yatmaktadır. E-ihracat, KOBİ’ler ve yeni firmaların yeni pazarlara yeni ürünler satmasının önünü açacaktır. Aynı zamanda e-ihracat, Türkiye’nin daralan ihracat menzilini arttırmayı sağlayacaktır.

Türkiye geleneksel yöntemlerde ağırlıklı olarak komşu bölgelere ve AB ülkelerine ihracat yaparken, e-ihracatta en önemli pazarlar arasında ABD, Avustralya, Kanada ve Çin gibi ülkeler öne çıkmaktadır. Gerek pazar büyüklükleri, gerek sofistike talep yapıları, gerekse bölgemizdeki siyasi ve ekonomik krizlerden daha az etkilenmeleri sebebiyle bu ülkelere ihracat yapmak Türk firmaları için ciddi bir büyüme fırsatı oluşturmaktadır. Bu konuda TEPAV tarafından yapılan bir anket çalışmasında, ihracat yapan firmaların yüzde 46’sının önümüzdeki yıl yeni bir pazara açılma hedefleri olduğu görülmektedir. Hedeflenen pazarlar arasında Uzak Doğu, Amerika ve Avustralya öne çıkmaktadır.”

“E-ihracat, sanayinin niteliksel dönüşümüne katkı sağlıyor”

“Her ne kadar Türkiye’nin ihracat menzili kısa ve daralmakta olsa da bu durum komşu ülkelerle olan ticaret potansiyelinin tam olarak değerlendirildiği anlamına gelmiyor.” diyen Prof. Dr. Sema Ay, şu bilgileri paylaştı: “Nitekim ‘gravity modeli’ çalışmalarında, Türkiye’nin komşu ülkelere yaptığı ihracatın, potansiyelin oldukça altında kaldığı görülmektedir. E-ihracatın bu potansiyelin değerlendirmesine de olumlu katkı yapması beklenmektedir. E-ticaret, ihracat pazarlarında olduğu gibi ihraç edilen ürünlerin niteliklerini de değiştirmektedir. Türkiye’nin ihracatı ağırlıklı olarak, otomotiv, demir-çelik ve tekstil ürünleri gibi alt ve orta teknolojili ürünlerden oluşmaktadır. Bu ürünler genel olarak geniş hacimli ve ağır olmaları sebebiyle yüksek lojistik maliyetlerine sahip olup uzak mesafeli pazarlara ihracatta rekabet kaybına neden olabilmektedir.

Buna karşılık Türkiye’nin e-ihracatı genelde yükte hafif, pahada ağır olarak tabir edilen mücevher, saat, tüketici elektroniği gibi ürünlerden oluşmaktadır. Bu ürünler ihracatta mesafe kısıtlarından daha az etkilenmektedir. E-ihracat, sadece yeni ve uzak pazarlara açılmak için yeni bir araç değil, aynı zamanda katma değeri daha yüksek ürünlerin ihracatını arttırmak için de bir fırsattır. Bu yönüyle e-ihracat, Türkiye sanayisinin niteliksel dönüşümüne katkı sağlayacaktır.”

“Türkiye’nin, AB karar alma mekanizmalarında yer alamaması, ticari ilişkileri olumsuz etkiliyor”

Sema Ay, Avrupa Birliği ve Gümrük Birliği Anlaşması çerçevesinde e-ticaret ya da e-ihracatın durumunu da şöyle değerlendirdi: “Gümrük Birliği Anlaşmasının hükümleri sınır ötesi e-ticaret için de geçerlidir. Ancak Gümrük Birliği Anlaşması çerçevesinde değerlendirmeler yapılırken Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üye olmadan Gümrük Birliği Anlaşması imzalayan tek ülke olduğu unutulmamalıdır. Artan e-ticaret hacmi ile giderek ağırlaşan rekabet koşullarında tam üye olmadan Gümrük Birliği Anlaşmasını sürdüren bir ülke olarak Türkiye’nin, Avrupa Birliği karar alma mekanizmalarında yer alamaması, ticari ilişkilerini olumsuz etkilemektedir. Bu sebeple Gümrük Birliği Anlaşmasının gözden geçirilerek yeniden değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir.”

Sema Ay, Gümrük Birliği Anlaşmasında sınır ötesi e-ticaret ile ilgili eksiklikler ya da düzeltilmesi gereken hususlar hakkında da bilgi verdi. Ay, e-ticaret konusunun ve e-ticaretin geliştirilmesinin öneminin özellikle büyük dünya ekonomilerince fark edildiğini ve sınır ötesi e-ticareti kolaylaştırmak ve yaygınlaştırmak adına serbest ticaret anlaşmaları ya da ticari ortaklıklarla kesinleşmiş hükümler belirlendiğini anlattı. Bu bağlamda Avrupa Birliği’nin de birlik dışı ülkelerle birçok yeni ticaret anlaşma yapmaya başladığını ifade eden Prof. Dr. Ay, “Fakat Türkiye’nin tam üye olmamasından dolayı bu anlaşma müzakerelerinde Türkiye çıkarlarının Komisyon tarafından temsil edilmemesi, Türkiye’nin bu ülkelerle serbest ticaret anlaşması müzakerelerinde konumunu zayıflatmıştır.” ifadelerini kullandı.

“TTYO’nun, Türkiye’nin ABD ile ticaret dengesini olumsuz etkileyeceği bekleniyor”

Sema Ay, sözlerinin devamında şunları kaydetti: “Özellikle Avrupa Birliği ve ABD arasında yapılması planlanan, küresel ekonomide kuralları yeniden belirleme potansiyeline sahip Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTYO) ile Türkiye, dış ticaretinde çok önemli yere sahip bu iki ekonomiye olan mal ve hizmet ticareti ve yatırımlar alanında yeni düzenlemelere ve kurallara göre hareket etmek zorunda bırakılacaktır. Bu düzenlemelerde sınır ötesi e-ticareti de ilgilendiren, sertifikasyonların karşılıklı tanınması ve ülkeler arası sertifikasyon hizmetlerinin kolaylaştırılması, aracı hizmet sağlayıcılarının veri iletimi ve saklaması konusunda sorumlu tutulması, spam gibi istem dışı ticari iletişimlere müdahale edilmesi, tüketici haklarının korunması gibi konular da bulunmaktadır. TTYO’nun Avrupa Birliği ürünleri karşısında Türk ürünlerinin ABD pazarında rekabet imkanını azaltarak, Türkiye’nin ABD ile ticaret dengesini olumsuz etkileyeceği beklenmektedir.”

 “İngiltere pazarı e-ihracatçılara fırsatlar sunuyor”

Prof. Dr. Sema Ay, Brexit süreci sonrası İngiltere’ye sınır ötesi e-ticarette yapılan değişiklikler hakkında soruyu da cevapladı. Brexit’e kadar Türkiye-İngiltere ilişkilerinin Avrupa Birliği kuralları ile bağlı olduğunu anımsatan Sema Ay, 1 Ocak 2020 tarihinde yürürlüğe giren Serbest Ticaret Anlaşması sayesinde İngiltere ile ticaretin yaklaşık yüzde 98’inin gümrük vergisinden muaf tutulduğunu belirterek, “Anlaşma, İngiltere ile ticaretimizin kesintiye uğramadan devam etmesi ve dolayısıyla sınır ötesi e-ticaret hacmi hedefine ulaşabilmemiz için kritik bir öneme sahiptir.” şeklinde konuştu.

Serbest Ticaret Anlaşması çerçevesinde, e-ihracat için başta gümrük ve lojistik uygulamalarında olmak üzere yeni düzenlemeler yapılması ile İngiltere pazarının Türk e-ihracatçılar için de önemli fırsatlar sunmasının beklendiğini belirten Ay, “Bu itibarla, Brexit sonrası yeni e-ihracat düzenlemelerine esnek ve hızlı bir şekilde adapte olabilen şirketler daha avantajlı olacaktır.” dedi.

“Geleneksel ticaretin dışına çıkmayan işletmeler rekabet gücünü kaybediyor”

Prof. Dr. Sema Ay, bir akademisyen olarak e-ticaretin geleceğini de değerlendirdi. E-ticaretin önemli bir parçasının sınır ötesi e-ticaret olduğuna vurgu yapan Ay, gerek küresel boyutta, gerekse Türkiye’de e-ticaretteki büyümeye paralel bir büyüme sergilendiğini belirtti. Ay, Türkiye’nin sınır ötesi e-ticarette ekonomik açıdan kısmen aynı seviyede olduğu ülkelere nazaran daha geri kaldığını vurgulayarak, şöyle devam etti: “Sürekli ilişkilerin kurulduğu, geliştirildiği ve sürdürüldüğü bir süreç olarak uluslararasılaşma sürecinde, gelişen teknoloji ile birlikte bu gelişime ayak uydurmayan ve geleneksel ticaretin dışına çıkmayan işletmelerin zaman içerisinde rekabet gücünü kaybederek piyasadan silindikleri gözlenmektedir. Yeni küresel ekonomide işletmelerin yabancı rakiplerden saklanabilecekleri bir yer yoktur.”

“ELC, Türkiye’nin en önemli e-ticaret topluluğu”

Prof. Dr. Sema Ay, WORLDEF bünyesindeki Ecom Leaders Club (ELC) ve danışma kurulu WORLDEF Akademik Kurul’un, Türk perakendecilerin e-ihracat hacimlerini artırmaya ve işlerini geliştirmelerini sağlamaya odaklanan, Türkiye’nin en önemli e-ticaret topluluğu olduğunu söyledi. ELC bünyesinde, Türkiye’deki önemli e-ticaret yöneticilerinin yer aldığına işaret eden Ay, sözlerini şöyle tamamladı; “WORLDEF Akademik Kurul, özel sektör ile üniversiteleri bir araya getirmektedir. ELC ve WORLDEF tarafından organize edilen birçok uluslararası tecrübe paylaşım toplantıları büyük bir memnuniyet uyandırmaktadır. Dolayısıyla, e-ticaret ekosistemine katkılarından dolayı Ecom Leaders Club ve Worldef’e şahsım ve Yüksek Okulumuz adına çok teşekkür ederim.”

Prof. Dr. Sema Ay kimdir?

Sema Ay, 1976 yılında Erzurum’da doğdu. İlk ve orta öğretimini Erzurum’da tamamladıktan sonra 1996 yılında Atatürk Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İşletme Bölümünden mezun oldu. 1999 yılında, Atatürk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İktisadi Gelişme ve Uluslararası İktisat Bilim Dalında yüksek lisans programını tamamladı. Aynı bilim dalında “Gümrük Birliği Sürecinde Türkiye’nin Dış Ticaretinde Meydana Gelen Yapısal Değişmeler” tez çalışması ile 2004 yılında doktora programını tamamladı.

Doktora tez çalışması İktisadi Araştırmalar Vakfı tarafından Ünal Aysa tez ödülüne layık görülerek, 2005 yılında kitap olarak basıldı. 2005-2007 yılları arasında T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı KOSGEB Yalova Sinerji Odağı Yöneticisi olarak görev yaptı. 2012 yılında Uluslararası İktisat Bilim Dalında Doçent, 2020 yılında “profesör” unvanı aldı. Halen “Bursa Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksek Okulu Dış Ticaret Bölüm Başkanı” olarak görev yapmaktadır. Bilimsel çalışmalarını, ağırlıklı olarak “bölgesel kalkınma, ekonomik entegrasyonlar ve e-ticaret” alanları oluşturmaktadır.

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Bizi Instagram’da Takip Edin!
İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler