Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp

Ömer Nart: İngiltere e-ticaret pazarı, Türk e-ihracatçılar için güzel bir noktada

WORLDEF Başkanı Ömer Nart, İngiltere’nin yaklaşık 400 milyar dolara yakın e -ticaret pazar hacminin olduğunu ifade ederek, “Ürünlerin daha katma değerli bir şekilde satılabilmesi mümkün olan bir yer. Dolayısıyla İngiltere e-ticaret pazarı, Türk e-ihracatçılar için çok güzel bir noktada.” dedi.
Ömer Nart

WORLDEF Başkanı Ömer Nart, Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) tarafından düzenlenen “İngiltere’de E-Ticaret Fırsatları” konulu online panele katıldı. EGD Başkanı Celal Toprak’ın moderatörlüğünde düzenlenen panelde; TOBB E-Ticaretten Sorumlu Başkan Yardımcısı Selçuk Öztürk ve Hukuk ve Dijital Dönüşüm Danışmanı Emre Berk de yer aldı.

Ömer Nart: E-ihracat ile sınır ötesi e-ticaretin farkları ortaya konulmalı

Panelde konuşan WORLDEF Başkanı Ömer Nart, Çin, ABD ve İngiltere’nin dünyanın büyük e-ticaret pazarları olduğunu hatırlattı. İngiltere’nin yaklaşık 400 milyar dolara yakın e -ticaret pazar hacmi olduğuna dikkat çeken Nart, “Belki de bu sene daha fazla bir rakam olacak bu. Ürünlerin daha katma değerli bir şekilde satılabilmesi mümkün olan bir yer. Dolayısıyla İngiltere e-ticaret pazarı, Türk e-ihracatçılar için çok güzel bir noktada.” seklinde konuştu.

E-ihracat ile sınır ötesi e-ticaretin arasındaki farkları ortaya konulması gerektiğine işarete eden Nart, “Buradaki temel fark şu; e-ihracat dediğimiz zaman Türkiye’den tek tek ürün göndererek e-ihracat yapabilirsiniz. Bu modelde bazı şirketler önemli cirolar elde edebiliyor. Diğer tarafta şirketler çok büyük ciro yaptıkları için uluslararası kargo şirketlerinden çok iyi fiyatlar alabiliyorlar. Bunlara 4-5 avro fiyat verilirken; yeni bir girişimciye 10-15 avro fiyat veriliyor. Burada tavuk-yumurta ilişkisi ortaya çıkıyor. Bu ilişkiyi kırmanın yolu da sınır ötesi e-ticarettir.” ifadelerini kullandı.

Nart, şöyle devam etti; “Bu noktada hedef ülkede depo açmanın, orada stoklamanın önemi ortaya çıkıyor. Burada tam anlamıyla bir perakende yönetimi işin içine giriyor. Perakendeciler koleksiyonlarını yüzde 20’sini tam fiyattan, kalan yüzden 30’unu yüzde 20 indirimle satarlar gibi… Burada bir perakende algoritması vardır. Buna göre bir planlama yapılır. Burada da bir anlamda bu yöntemi izlemek gerekiyor.”

“Perakende yönetimi ile İngiltere e-ticaret pazarında başarılı olmaya engel yok”

Ömer Nart
WORLDEF Başkanı Ömer Nart

Ömer Nart, şu ifadeleri kullandı; “İngiltere’de bir depo açtığınız zaman bunun temelde iki tane çok büyük avantajı var: Birincisi, aynı gün ya da hemen ertesi gün teslimat yapabilme imkanı tanıyor. Bunu yaptığınız zaman müşteri sadakatini ve memnuniyetini kazanmış oluyorsunuz. Sizden devamlı olarak alışveriş yapma oranları gittikçe artıyor ki bence e-ticaretin altın kurallarından biri budur. Kazandığınız bir müşteriyi eğer devamlı olarak sizden alışveriş yapmaya döndürebiliyorsanız; bu servis seviyesinde hizmet verebiliyorsanız burada çok önemli bir bariyeri aşmışsınız demektir. Çünkü her defasında satışların maliyeti dediğimiz dijital pazarlama giderleri yüzde 20-25’lerde olursa bu sürdürülebilir olmaz.

Dolayısıyla dijital pazarlama giderlerinin yüzde 6, 7, 5’lere kadar düşürmenin yolu müşteri memnuniyetini sağlayabilmektir. İkincisi; maliyet avantajıdır yani stok operasyonunun tamamen İngiltere üzerinden yaptığınız senaryoda ürünler iade olarak geldiği zaman bu ürünleri tekrar stoka kabul edip tekrar satışa döndürebiliyor olmak çok önemli. Perakende yönetimi yapabilirseniz İngiltere e-ticaret pazarında başarılı olmak için hiçbir engel yok. Burada kullanılan yazılımlar çok önemli.”

Öztürk: KOBİ’leri, dijital ortama taşımak istiyoruz

Selçuk Öztürk ise, TOBB bünyesinde 2016 yılında kurulan Türkiye E-Ticaret Meclisi’nin Türkiye’nin önde gelen e-ticaret firmalarının kamuyla ilişkilerini geliştirdiği bir kamu-özel sektör istişare platformu olduğunu söyledi. Öztürk, sektörün önündeki engelleri belirleyip öneriler geliştirdiklerini ve hayata geçirilmesini sağladıklarını hatırlatırken sektörün gelişimi için ortak stratejiler ürettiklerini ifade etti. Özel sektörün dijitalleşmesi ve yeni nesil girişimciliğin gelişmesini hedeflediklerini ve bunun için çalıştıklarını anımsatan Öztürk, “Bu yeni iş ortamına uyum sağlamak için girişimcileri ve KOBİ’leri, dijital ortama taşımak istiyoruz.” dedi.

Öztürk, salgının her ne kadar geleneksel ticareti olumsuz etkilese de sınır ötesi e-ticaret pazarında hızlı yükseliş trendinin sürmekte olduğunun altını çizerek, “2019 yılında 826 milyar dolar olan sınır ötesi e-ticaret, 2020 yılında 1,5 trilyon dolarlık bir büyüklüğe erişmiş durumda. Uluslararası araştırmalar, bu büyüklüğün 2026 yılında 5 trilyon dolar rakamına ulaşacağını göstermektedir.” Değerlendirmesi yaptı. Türkiye’de geçen yıl e-ihracatın genel ihracata oranının yüzde 1,3 olduğunu kaydeden Öztürk, e-ihracatın genel ihracata oranında dünya ortalamasının ise yüzde 4,4 olduğunu dile getirdi.

“Küresel ticarette elektronik bir sefere çıkma zamanıdır”

Öztürk, firmaların artık dünyanın yeni gerçeği olan dijital ticarette yer almaya başlamış durumda olduğuna işaret ederek, “Eğer vaktinde burada yerimizi alamaz, işletmelerimizi e-ticarete uyumlu hale getiremezsek, önden gidenleri yakalamamız imkansız hale gelecek. Bize göre şimdi küresel ticarette elektronik bir sefere çıkma zamanıdır. Ürünlerimizi online ağlarla dünya pazarlarına sürme zamanıdır.” ifadelerini kullandı. Sınır ötesi e-ticarette hedef pazarlardan birinin de İngiltere olduğuna da işaret eden Öztürk, “Türkiye ve İngiltere arasındaki ikili ticaret hacmi son 10 yılda yüzde 70’ten fazla artış kaydetti. Ticaret hacminin e-ticaretle daha yukarı seviyelere geleceğine inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Hukuk ve Dijital Dönüşüm Danışmanı Emre Berk ise, e-ticaretin çok hızlı büyüdüğünü, salgının bunu daha da hızlandırdığını fakat hukukun e-ticaretin koşma hızına yetişemediğini dile getirdi. Berk, Türk firmalarının Türkiye’de ki ticaret dinamiklerinde edindiği tecrübeyi İngiltere’de çok büyük avantaja çevireceğini belirterek, “Firmalar, İngiltere ve AB’yi kapsayacak şekilde bir marka koruması mutlaka yapmalı.” şeklinde konuştu.

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Bizi Instagram’da Takip Edin!