Ömer Nart: E-ihracat için yeni stratejiler belirlenmeli

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on twitter
Share on facebook
Share on linkedin

WORLDEF Başkanı Ömer Nart, “yeni normal” dönemde e-ihracatın perakendeciler yeni fırsatlar doğuracağını vurgulayarak, “Türk şirketleri pandemi gibi olağanüstü durumları fırsata çevirmeli; kriz senaryolarında risk yönetimine ağırlık vermelidir. E-ihracatta olağanüstü durumlara karşı yeni stratejiler belirlenmelidir.” dedi

Ömer Nart, Denizli İhracatçılar Birliği’nin yayın organı DENİB Aktüel dergisine konuştu. Nart, Covid-19 pandemisinin en çok e-ticaret sektörüne yaradığını belirterek, “Bu süreçte yüzde 1000’lik büyüme kaydeden firmalar oldu. Firmalar, kendilerini pandemiye uyarlamak zorunda kaldı. Bir önceki yıla göre sadece 6 ayda farklı kategorilerde 3 kat ve daha fazla penetrasyon rakamlarına ulaşan firmaların sayısı hiç de az değil.” dedi.

Ömer Nart, Denizli İhracatçılar Birliği’nin yayın organı DENİB Aktüel dergisine konuştu.
Ömer Nart, DENİB Aktüel dergisine konuştu.

“E-ticaret ve e-ihracat çok hızlı büyüyor. Bu sebeple neredeyse bütün firmalar e-ticareti ve e-ihracatı gündemlerine almak durumunda kaldı.” diyen WORLDEF Başkanı, “Görünen o ki e-ticarette kazanılan online müşteri kitlesi, pandemi bitse de kalıcı olacak. Bunu gören marketlerden şarküterilere kadar birçok mağaza hatta esnaflar, gerek kendi e-ticaret siteleri ile gerekse online pazaryerleri aracılığı ile ürünlerini listelemeye çalışıyor. Bu süreçle ilgili şunu söyleyebiliriz; dünyadaki e-ticarette 10 yıl içinde olacak gelişmeler, şu pandemi döneminde oldu.” sözlerini kaydetti.

WORLDEF Başkanı, şöyle devam etti; “Madalyonun öbür yüzünde sınır ötesi e-ticaret yani e-ihracat var. Pandemide duraksayan e-ihracat, yeniden ivme kazandı. Yurt içinde e-ticaretteki artan talebi gören firmalar, e-ihracat fırsatları aramaya başladı. Bir anlamda e-ihracat, yeni normal dönemde perakendecilerin toparlanmasında önemli bir aktör olacak diyebiliriz.”

“E-ihracata yönelen şirket sayısını artırıyor”

Ömer Nart, “Türkiye’de e-ihracat, özellikle son 3 yıldır artan bir ivme sergiliyor. Devletin bu alanda ciddi teşviklerinin olması da e-ihracata yönelen şirket sayısını artırıyor. Türkiye’de e-ihracat 2019 yılında yaklaşık yüzde 40 oranında büyüdü. 2020’de öngörülenin üzerinde bir artış olacağı tahmin ediliyor. Pandemi döneminde kara ve hava gümrüklerinin kapatılması e-ihracata olumsuz yansısa da yeni normal dönemle birlikte yoğunlaşan taleplerin bu açığı kapatacağı tahmin ediliyor.” diye konuştu.

Nart, şu ifadeleri kullandı; “Türkiye’den birçok ülkeye e-ihracat yapılıyor. 2019 yılında en çok e-ihracat yapılan ülkeler sırasıyla; ABD, Almanya, Suudi Arabistan, Fransa, Birleşik, Krallık, İtalya, Hollanda, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri ve İspanya olarak görülüyor. Türkiye’den 2019’de en çok e-ihracat yapılan ürün kategorileri; yapılan kıyafet ve aksesuar, mücevher, ayakkabı, halı, bitkisel ürünler ve yedek parça olarak belirlendi. Ancak pandemi dönemi ile birlikte e-ihracatta talep edilen ürün kategorilerinde değişiklik oldu. Ev ürünleri, medikal ürünler, spor giyim, spor aksesuarları ve kişisel bakım ürünleri daha fazla talep görmeye başladı. Bu süreçte evde yaşam daha fazla arttı ve buna paralel olarak temizlik, teknoloji, eğlence, oyun ve yapı ürünlerine de talepler yükseldi.”

“E-ihracat firmaları trendlere uygun ürünlere odaklanmalıdır”

Ömer Nart, “Sınır ötesi e-ticaret firmaları, yurt içi e-ticaret stratejilerinde olduğu gibi artan talebe uygun ürünlere yoğunlaşmalı. Örneğin; pandemi döneminde talebi artan ürün gruplarını pazarlama stratejilerine ekleyen firmalar e-ihracatta bir adım öne çıktı. Tekstilde yurt dışından organik ve geri dönüştürülebilir ürünlere çok fazla rağbet var. Mesela yurt dışına e-ihracat ile kumaş gönderen bir firma ürün yelpazesine organik kumaşlar eklemezse e-ihracatta geri kalabilir. Bunun gibi e-ihracat firmaları trendlere uygun ürünlere odaklanmalıdır.” şeklinde konuştu.

Ömer Nart, röportajında şu sözleri ifade etti; “Pandemi, özellikle de tedarik zincirlerinde olumsuzluklar yol açtı. Bu sebeple firmalar, tedarik zinciri konusunda alternatifler düşünmeli, lojistik imkanlarını artırmanın yollarını aramalıdır. Çünkü e-ihracatta en önemli konularda biri hızlı teslimattır. Örneğin; Alman online tüketiciler hızlı teslimat konusunda çok hassastır. Bu insanlara haftalar sonra ürün giderse tekrar sipariş alamazsınız! Firmalar pandemi gibi olağanüstü durumları fırsata çevirmeli; kriz senaryolarında risk yönetimine ağırlık vermelidir. E-ihracatta da olağanüstü durumlara karşı yeni stratejiler belirlenmelidir.”

“E-ihracat, firmaların güvenli limanıdır”

Covid-19’un bütün ticari planları değiştirdiğini ve görünmeyen bir virüsün ekonomileri alt üst edebildiğinin görüldüğünü vurgulayan Ömer Nart, şöyle devam etti; “Bu süreçten en çok etkilenen alanların başında geleneksel ihracat ve elektronik ihracat geliyor. Öngörülemeyen bir olasılık olan koronavirüs, ürün ve hizmet sektörlerinde kriz senaryoları kurgulanmanın önemini ortaya çıkardı. Bu süreçte dijital dönüşümünü tamamlayan, e-ticaret altyapısı olan ve alternatif lojistik çözümler üretebilen firmalar kazandı. KOBİ’ler de artık dijitalleşmenin önemini anladı. Çünkü artık yeni normal dönem var ve hiçbir şey eski normal gibi olmayacak! Bu süreçte firmaların e-ticaret ve e-ihracat entegrasyonlarını bir an önce tamamlamaları çok önemli.”

WORLDEF Başkanı Ömer Nart, sözlerini şöyle tamamladı; “Avrupa ülkeleri, stratejik konumu ve lojistik avantajları sebebiyle rotasını Çin’den Türkiye’ye çevirdi. Türkiye’de döviz kuru çok yükseldi. Avrupa’daki bir ülkeye 10 avrodan bir ürünün Türkiye’deki karşılığı 80-90 lirayı buluyor. E-ihracat, geleneksel ihracattaki gümrük prosedürleri olmadan sadece Elektronik Ticaret Gümrük Beyannamesi (ETGB) ile yapılabiliyor.

Türkiye’nin kaliteli ürün sıralamasında dünyada bir prestiji var. İşgücü maliyetlerinin döviz kuru etkisiyle rekabetçi hale gelmesi sebebiyle de birçok ülke Türkiye’yi üretim üssü olarak görüyor. Ayrıca, firmalar için çok cazip e-ihracat devlet teşvikleri var. Ticaret Bakanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) başta olmak üzere birçok kurum ve kuruluşun e-ihracata pozitif yaklaşımı var. Tüm bunları üst üste koyduğumuzda e-ihracat, kısa, orta ve uzun vadede firmaların güvenli limanıdır, diyebiliriz.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Menü