Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp

Murat Kolbaşı, deneyimlerini e-ticaret liderleri ile paylaştı

Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı, WORLDEF’in kapalı devre e-ticaret kulübü Ecom Leaders Club (ELC) tarafından düzenlenen Vision Talks’ta tecrübelerini e-ticaret liderleri ile paylaştı. Kolbaşı, E-Star (Yıldız Holding) Genel Müdürü Sadem Pehlivan’ın moderatörlüğünde düzenlenen 7. Vision Talks’ta hem sektör hem e-ticaret hem de deneyimleri hakkında önemli bilgiler verdi.
Murat Kolbaşı

WORLDEF’in kapalı devre e-ticaret kulübü Ecom Leaders Club (ELC) tarafından düzenlenen Vision Talks, e-ticaret ve ekonomi ekosisteminin profesyonellerini ağırlamaya devam ediyor. Vision Talks, ELC üyesi e-ticaret liderlerine özel olarak düzenleniyor. Ünlü iş insanlarının ve e-ticaret ekosisteminden profesyonellerin tecrübelerini paylaştığı kapalı devre özel bir toplantı olarak organize edilen Vision Talks’a ELC üyesi e-ticaret liderleri katılabiliyor.

E-Star (Yıldız Holding) Genel Müdürü Sadem Pehlivan’ın moderatörlüğünde düzenlenen 7. Vision Talks, Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı’nı ağırladı. Online ortamda canlı olarak düzenlenen etkinlikte Murat Kolbaşı, önemli değerlendirmeler yaptı.

“Arzum’u tek başıma bu günlere getirmedim”

Moderatör Sadem Pehlivan’ın, “Pazara giriş modeliniz cesur girişimler. Marka bilinirliğini ve sürdürülebilirliği korumak zordur. Arzum’un gelecek planları nedir?” sorusu üzerine Kolbaşı, şu cevabı verdi: “Sürdürülebilirlik önemli bir konu. Sürekliliği sağlamak için ihtiyaçları iyi belirlemek lazım ve günlük düşünmemek gerekli. Hayaliniz nedir? Son kareyi gözünüzün önüne koyun, oradan geriye doğru sayın ve o kareleri doldurun. Risk alanların nedir? Riskleri iyi görebilen ve çareleri bulan öne geçiyor. Bu riskleri göğüslerken kimlerle birlikte olacaksın? Burada takım çok önemli. Arzum’u tek başıma bu günlere getirmedim.”

“Türkiye’de üç marka iyi biliniyor”

Arzum’un başkanı Murat Kolbaşı, kahve makinesi Okka ilgili de önemli bilgiler paylaştı. “Sektörümüze baktık, 10 bin 200 marka var. Bu markaların hepsi eşit şekilde mi duruyor, sektörde baktık.” diyen Kolbaşı, markaların bazılarının bazı konularda uzmanlaştığına işaret ederek, “Uzman olduğun bir konuda derinliği olması çok kıymetli.” dedi. “Biz Türkiye’de mutfak robotçu olarak biliniyoruz.” vurgusu yapan Kolbaşı, “Ancak kahve konusu gerçekten önemli. Türkiye’nin iki önemli markası var; Turkish Coffee ve Turkish Delight… Bir marka da Turkish Airlines var. Bu üçü gayet iyi biliniyor. Başında Türk ifadesi olmasına rağmen çok iyi biliniyor.” ifadelerini kullandı.

“Türk kahvesi teknoloji ile birleşti”

‘Turkish’ kelimesi ve Türk kahvesinin dünyada 600 yıllık bir geçmişi olduğunu hatırlatan Murat Kolbaşı, şu bilgileri paylaştı; “Türk kahvesi bu kadar eski olmasına rağmen dünyada yeri ne, biliniyor mu? Buna baktık. Türk kahvesini teknolojik makineler gelmeden önce mutfağa gidip yapmak gerekiyordu. 2002 yılında ilk defa elektronik cezve yapılıyor. Ama bu yıllarda kahveyi bir yerde pişirip fincana aktarmak gerekiyor. Ama biz direk fincana servis edilebilen bir ürün ürettik. Türk kahvesi teknoloji ile birleşti.”

“Türk kahvesi milli bir dava”

Yirmi Türk kahve makinesi olduğunu belirten Kolbaşı, “Ayrıca biz 2018’de bir dernek kurduk. 5 Aralık 2013’te Türk kahvesi UNESCO nezdinde ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin kültürel bir değeri’ olarak tescillendi. Tarihte ilk defa UNESCO, sıvı bir içeriğe değer verdi. Türkiye’nin bu tip çok değeri var! Biz bunu sahiplenip, ön plana çıkarmak için çok çalışmalıyız.” sözlerini kaydetti.

“Pandemi dönemi bittiği zaman gittiğiniz ülkenin otelin lobisinde, kafesinde Türk kahvesini isteyin.” diyen Kolbaşı, “Biz o menüye Türk kahvesini getireceğiz hep birlikte. Bu milli bir dava. Ben kimse expresso veya yeşil çay içmesin demiyorum; ama bizim ürünlerimiz de yurt dışında bulunsun.” diye konuştu.

“Dijital alt yapımızın kuvvetli olması bizim için avantaj sağladı”

Sadem Pehlivan’ın, “Tüketicilerin alışkanlıkları değişti. E-ticaret tarafını yönetmeye çalışıyorum. Bu değişim büyük bir oranda kalıcılık gösterecek. Siz ne düşünüyorsunuz?” sorusu üzerine de Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı, “Buna çabuk adapte olabilmek çok önemli. Biz Asya’yı yakın takibe aldık. İlk defa Çin’de pandemiyi duyduk. Orada duyduktan sonra buraya adapte olup, tedbir aldık.” dedi.

Murat Kolbaşı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin muhtelif noktalarında ve Türkiye’nin bazı yerlerinde üretim yaptırıyoruz. Pandemi ile ilgili çok sıkı tedbirler aldık. Çalışanlarımızın sağlığını korumak için önlemler aldık. Dijital alt yapımızın kuvvetli olması bizim için avantaj sağladı. Buraya ağırlık verdik. On bin markanın içerisinde pazar payı en yüksek markanın kendi mağazası var mı baktık; ama bulamadık. Biz bir mikser satıyoruz, ayakkabı gibi denemeye gerek yok. ‘Bir mikserin el ergonomisi bana uygun değil, almıyorum’ diyemezsin. Bizde denemeye ihtiyaç yok. Prestij mağazası olabilir. Ama her noktada mağaza açma maliyetini, bizim sektörün ürünleri bunun maliyetini karşılayabilir mi?  Hesabın tutuyor mu iyi analiz etmek gerekli.”

“Strateji raporlarını bir kenara koyup alışkanlıkları uygulamak doğru değil”

“Arzum gibi yerli bir markanın vereceği yanlış bir karar her şeyi etkiler.” sözlerine dikkat çeken Kolbaşı, şu değerlendirmeyi yaptı: “İşin uzmanı olan reklam ajansı gibi dışarıdan aldığınız hizmeti çok iyi seçmek lazım. Türkiye’de var olan markaların arasında sizin düşük bir ciroyla pazar payı almanız için sizin ayrılmanız lazım. İyi değerlendirmek lazım. Yaptığınız işte rakiplerinizden farkınız nedir, diye bulmak lazım. Biz bunları süreç olarak iyi yapmaya çalıştık. Uzmanlardan bilgi aldık ve aldığımız reçeteyi de uyguladık. Alınan strateji raporlarını bir kenara koyup, alışkanlıkları uygulamak doğru değil.”

“Akıllı-hızlı daha önemli”

Murat Kolbaşı, “Şuna çok inanıyorum; ‘Stephen Covey’ diye bir yazar var. Onun bir kitabı var; ‘Güven’. ‘Güven’ kelimesi, önümüzdeki dönemde değer kazanmaya devam edecek. Çünkü güven, akla gelebilmek için öncelikle inşa etmen gereken bir olgu. Güvenmiyorsa müşteri, senin e-ticaret mağazana gelmeyecek ve senden alışveriş yapmayacak. Diğer önemli olan olgu ‘hız’ diyeceğim. Hatta akıllı-hızlı daha önemli. Çünkü hızlı olduğun zaman bazen çözüm buluyorsun ama bu hız bir işe yaramıyorsa pek bir kıymeti kalmıyor. Bir etkinlik var, çok hızlı çözüm buldun ve kendi markanı oraya bağlayabildin.” ifadelerini kullandı.

Kolbaşı, konuşmasına bir örnekle devam etti: “Küçükçiftlik’te kahve festivali yapıldı; ama o pazar aynı zamanda Formula1 vardı. Şimdi sen pazar günkü etkinliğinde hiç Formula1’e değinmezsen bence yanlış yaparsın. Çok hızlı davrandın, müthiş bir kahve işi yaptın, festivalde her şeyi yaptın; ama senin şehrinde Formula1 var. Bugün Formula1’i nerdeyse yarış anında milyar kişinin üzerinde insan takip ediyor. O yarışı seyrederken evinde kahve içmeyi aklına getirtebilir misin? İşte getirtebilen marka öne geçiyor.”

“Değişime uyum sağlayıp ve yatırım yapan markalar ön plana çıkacak”

“Bir de tüm bunların yanında trendler nereye gidiyor bakmak gerekiyor.” diyen Kolbaşı, şunları söyledi: “Dünyada yükselen ve değişen değerler var. Yükselen değerlerin uzantısına markanı eklemek gerekiyor. Bugün bir marketin mahalleye gelmesi ile internetin mahalleye gelmesi benzer değişimler. Aralarında zaman farkları var; ama buna adapte olan markalar ön plana çıkacaklar. Bu değişime uyum sağlayıp ve yatırım yapan markalar ön plana çıkacak.”

Murat Kolbaşı, “E-ticaretin günümüzde yerini arttıracağını; ama fiziki mağazanın varlığını devam ettireceğine inanıyorum. Değişim olacak ama biz ona çok hızlı adapte olacağımıza inanıyorum.” sözlerine işaret etti.

“Prensip olarak güne erken başlıyorum”

Kolbaşı, “Ben STK’larda aktif rol alıyorum. Sabah erken kalkarım. İstanbul’da erken hareket ettiğin zaman sabah trafiğinde enerjini kaybetmiyorsun. Ben prensip olarak güne erken başlıyorum. STK’ların içerisinde varım, buralara girdikçe kendim de gelişiyorum. Bizden genç olanlara katkı sağlamak istiyorum. Bazen bir panelde bir arkadaşın soru sorması veya e-posta atması bana da katkı sağlıyor. Bu network belli avantajlar sağlıyor. Ticari bir karşılığı olması gerekmiyor. Aynı zamanda bunları yaptığın zaman yeni jenerasyonu anlamak ve gençlerin neyi yaptığını takip etmek kolay oluyor. Aynı dili konuşabiliyoruz.”

Murat Kolbaşı, Arzum’un ekosistemdeki kısa hikayesini anlattı

Murat Kolbaşı, aile şirketi Arzum’un hikayesini ve kariyerindeki gelişmeleri de şöyle anlattı: “Arzum’un kurucuları, babam ve iki amcamdı. Onlarla çalışmamı istediler. Arzum olarak Eminönü’nde 108 metrekarelik bir mağazadan geliyoruz. Arzum markasına odaklandık. Arzum’un içerisinde iki yabancı ortaklık yaptık. Arzum’un hissesinin yüzde 49’unu borsaya açtık. Çeşitli STK’ların içerisinde bulunuyorum. Anadolu’yu dolaştım, bayilere gittik. Ben bir sürü markayı ithal edip, satıyordum. Arzum’da durum farklı; o bizim markamız olduğu için bir bayi Arzum ürünü almak istiyorsa bize geri dönüyor. ‘Arzum markasını öne çıkartalım, Arzum’a yatırım yapalım’ dedik.”

“O zamanlar ‘Güney İthalat’ markası ile farklı markalar da satıyorduk; ama kendi markamız olmadığı için bayi, işin orijinine doğru gidiyordu.” diyen Murat Kolbaşı, şöyle devam etti: “Arzum ürünlerini geliştirmeye başladık. O zamanlar reklam kanalı olarak televizyonlar ve gazetelerin arka kapakları vardı. O gün kolay ama o zaman parası olan parayı reklama basıyordu. Ama şimdi şöyle avantaj var; bugün çok farklı konularda çok ucuz maliyetlere yaratıcı bir şey yakala ve tüketiciye ulaş. O gün bayilerin bizim markamızı istemesi ve reklam yatırımları ile 1991-92’de atılan bu temeller, bizi iyi bir seviyeye taşıdı.”

O dönemde Arzum’un 16 farklı ürünü olduğunu belirten Murat Kolbaşı, “Bugün 650 farklı ürüne geldik. Mutfaktaki kuvvetli ürün gamımızı ön plana çıkardık. Tasarım müşterinin istekleri ve satış sonrası müşteri hizmetleriyle bizi tercih edenlerin ihtiyaçlarına cevap vermeye çalıştık.”

Murat Kolbaşı kimdir?

Murat Kolbaşı, 1966 yılında İstanbul’da doğdu. Lise eğitimimi İstanbul’da tamamladıktan sonra İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi’nde 2 yıl İşletme bölümünde eğitim aldı. Yatay geçiş yaptığı Marmara Üniversitesi İşletme bölümünden 1987 yılında mezun oldu. Daha sonra master için Amerika’ya giden Kolbaşı, babası vefat ettikten sonra İstanbul’a döndü. Kolbaşı, bu dönemden itibaren aile şirketi Arzum’da çalışmaya başladı.

Vision Talks, e-ticaret liderlerine vizyon sağlıyor

Ecom Leaders Club tarafından İş Bankası ana iş ortaklığı ile organize edilen Vision Talks etkinlikleri, Türkiye’den ve dünyadan, başarısını kanıtlamış ünlü iş insanlarının konuşmacı olarak katıldığı özel bir sohbet toplantısı olarak kurgulandı. Bu toplantılarda iş insanları, tecrübelerini, başarı hikayelerini ve sektördeki gelişmeleri paylaşıyor.

Vision Talks’ta ünlü iş insanları ELC üyelerine sektör hakkında gelecek vizyonu sunuyor.  Vision Talks ile katılımcıların tecrübeli iş insanları ile etkileşim kurması, beyin fırtınası yapılması ve sektörün sorunlarının tartışılması amaçlanıyor. Bu sayede katılımcılara sektörlerinde yeni bir vizyon geliştirmeleri için yol haritası sunuluyor. ELC, saygın ve prestijli kurumların e-ticaret ve e-ihracat yöneticilerini bir araya getiriyor. C-level yöneticiler ile gerçekleştirilen kapalı devre etkinliklerde; iş geliştirme, değerli öngörüler kazanma, sektör ve ülke raporlarına ulaşma, networking yapma ve takvimlendirilmiş toplantılar yapma gibi imkanları sunuluyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Bizi Instagram’da Takip Edin!
İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler
Sitede Ara