Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp

E-ticaretteki yükseliş marka başvurularını artırdı

E-ticaret platformlarının önem kazanmaya başlaması markalaşma taleplerini de artırdı. Marka başvurularında 2021’in ilk 8 ayında yüzde 23’lük artış oldu.
marka

Ege İhracatçı Birlikleri, Adres Patent ve e-com group’un iş birliğiyle “Dünyanın En Büyük Online Pazar Yerinde Markalaşma” konulu webinar düzenlendi. Panelin moderatörlüğünü Adres Patent Yönetim Kurulu Başkanı Av. Ali Yüksel yaptı.

“E-ticaretteki değişimi kahinler bile öngöremezdi”

Panelde konuşan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, pandemiyle birlikte e-ticaret tarafında hızlı bir yükselişin yaşandığına dikkat çekerek, “Pandeminin e-ticaret tarafında yarattığı değişimi kahinler bile öngöremezdi. Bu durum marka başvurularına da yansımış durumda. Pandemi sonrası e-ticarette baş döndürücü bir hız yaşanırken, hibrit bir dünya oluştu. Sadece ticarette değil hayatımızın her anında sanal dünyanın bir parçası haline geldik. Sanal fuarlar, sanal ticaret heyetleri hayatımızın rutini haline geldi. Mesafeler ortadan kalktı.” ifadelerini kullandı.

“Patent sayılarında gelişmiş ülkelerin oldukça gerisindeyiz”

Eskinazi, “Sınai mülkiyet haklarının bütün alanlarında yerli başvurular özelinde bu dönemde artış yakalanması bize mutluluk veriyor. Ülkemiz marka sayılarında dünyada altıncı sıradayız. Ancak patent sayılarında gelişmiş ülkelerin oldukça gerisindeyiz. Marka ve patentler taklidin önüne geçilmesini sağlar ve tüketici nezdinde güven olgusunun öne çıkmasında etkili olur.” şeklinde konuştu.

Patentlerin ülkelerin gelişmiş düzeyini gösteren bir parametre olduğunu anlatan Eskinazi, “Patent demek üretim demek, üretim demek ihracatın artması demek” açıklamalarında bulundu. E-ticaretin üretim ve tedarikte uçtan uca bütün süreçleri kapsadığına vurgu yapan Eskinazi, “Amaç ürünleri dijital pazar yerleri aracılığıyla sınır ötesi müşterilerimizle buluşturmak. Sürdürülebilir üretim ve ihracat için imalatlarımızı dijitale entegre etmemiz gerekiyor.” dedi.

“Amazon marka koruması için faaliyet gösterilen ülkede kayıt istiyor”

marka
E-com Group’un Proje Müdürü Batuhan Çirmi, Amazon’un markalaşma konusunda önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.

Amazon’un Türkiye’deki resmi temsilcisi konumunda olan E-com Group’un Proje Müdürü Batuhan Çirmi ise, Amazon’un markalaşma konusunda önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Amazon’un birçok ülkede faaliyet gösterdiğini anlatan Çirmi, şirketin iş yapış şekli hakkında bilgi verdi.

E-com Group olarak bu iş yapış şekilleri arasında private label tarafında hizmet verdiklerine vurgu yapan Çirmi, “Dünya genelinde 200 binden fazla marka, Amazon’un brand registry hizmetinden faydalanıyor. Brand registry yapıldığında hangi ülkelerde satış yapılmak isteniyorsa ilgili ülkede markanızın tescil kaydı oluştuysa ilgili ülkenin tescil numarasıyla beraber marka kaydınızı yapıyoruz. Kısaca hangi ülkede satış yapılması isteniyorsa Amazon sizden o ülkedeki marka kaydınız istiyor. Eğer herhangi bir kaydınız yoksa markanızı koruma altına almıyor” dedi.  Çirmi, Amazon’un marka kaydı yapılan ülkelerde brand registry hizmetinden faydalanılması halinde 6 modülde ilave hizmetler sunduğunu kaydetti.

“Marka başvuru sayımız 165 binin üzerine çıktı”

Adres Patent Yönetim Kurulu Başkanı Av. Ali Yüksel ise, markalaşma konusunun sahibine her zaman kazandıran bir konu olduğuna işaret etti. Yüksel, “Türkiye’de markalaşma olgusunun her geçen gün artış gösterdiğini görüyoruz. Rakamlarda bu duruma işaret ediyor.” şeklinde konuştu.

Patent Hareketi Derneği Başkanı Av. Ali Çavuşoğlu ise, “Marka sayılarımızın artış gösterdiğini görüyoruz. Geçen yıl pandemiye rağmen marka başvuru sayımız 165 binin üzerine çıktı. Toplam marka başvuru sayımızın yılsonunda 180 binin üzerine çıkacağını öngörüyoruz. Burada markanın katma değerli ürünlere dönüştürülerek kullanılması son derece kıymetli.” dedi.

E-ihracat tarafında da markaların tescil edilmesi gerektiğini anlatan Çavuşoğlu, şunları kaydetti; “Belli bir yerden sonra ürününüzün piyasadaki dolaşımının önüne geçilebilir. İtibar kaybı yaşanabilir. Bu çok önemli bir değer. Madrid Protokolü ile markamızı tescil ettiğinizde daha fazla kazanç elde edebiliriz. Protokole üye devletlerin tamamı dünya ticaretinin yüzde 80’ini oluşturuyor. Madrid Protokolü’ne 200 ülkeden 124’ü üye. İhracatçılarımızın faaliyet gösterdikleri ülkelerde markalarını korumak için başvuruda bulunmaları oldukça önemli.”

“Marka ve patent bir gider değil bir yatırım”

Dogo Tasarım Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Peksarı ise, Türkiye’de genç markaların önündeki en büyük şansın dijitalleşme olduğuna dikkat çekerek, “İletişimin doğru bir şekilde sosyal medya organları üzerinden yapılması, e-ihracatla birlikte ulaşılabilir olma. Bu kapsamda e-ihracatla birlikte daha ulaşılabilir hale geldik. Bu unsurlar genç markaların avantajları arasında yer alıyor.” dedi.

Pandemiye rağmen patent ve marka alanında önemli yatırımlar yaptıklarını söyleyen Peksarı, “Buna rağmen dünyanın farklı noktalarında marka konusunda sorunlar yaşıyoruz. Marka ve patenti bir gider olarak değil bir yatırım olarak görüyorum. Firmalarımıza da markalarını korumalarını ve faaliyet gösterdikleri pazarlarda koruma altına almalarını öneriyorum.” ifadelerini kullandı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Bizi Instagram’da Takip Edin!