E-ticareti büyüten kargo: Yurtiçi Kargo

Yurtiçi Kargo
Yurtiçi Kargo, “Söz Verdiğimiz Gibi” sloganı ile 1982 yılında kuruldu. Dr. İbrahim Arıkan liderliğinde ve Arıkanlı Holding çatısı altında Türkiye’deki ilk Türk kargo markası olarak kurulan Yurtiçi Kargo, Türkiye’de e-ticaretin ilk yıllarında sektörün büyümesinde önemli bir rol oynadı. Günümüzde 18 bölge müdürlüğü, 33 aktarma merkezi, bin 200’den fazla birimi, 20 binden fazla çalışanı ve 6 bin araçlık filosu ile Türkiye’nin 81 ilinde ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde hizmet sunuyor. 2003 yılından bu yana uluslararası gönderileri dünyada 220’den fazla noktaya taşıyor. Şirket, halen e-ticaret şirketlerinin ilk tercih ettiği teslimat partneri olarak dikkat çekiyor; e-ihracat için de kapsamlı bir hizmet vaat ediyor.

İçindekiler

Yurtiçi Kargo

Yurtiçi Kargo Genel Müdürü Fatih Önyol, şirketin e-ticaret ve e-ihracat hedeflerinden kariyerine kadar birçok konuda WORLDEF Magazine’in sorularını cevapladı. Yurtiçi Kargo pandeminin lojistik yükünü nasıl omuzladı? E-ticaret ve e-ihracat şirketleri için neler vaat ediyor? Geliştirdikleri yenilikçi teslimat modelleri nelerdir? Lojistik sektörünün geleceğinde neler var? Sektörün profesyonel ismi Fatih Önyol, bu sorulara ve daha fazlasına cevap verdi!

“Kargo ağı güçlü değilse e-ticaret tıkanır”

Yurtiçi Kargo’nun 40 yıllık bir geleneği var; ancak e-ticaretin 15 yıllık bir geçmişi var. E-ticaret gelişti ve ana akım ticaret modeline döndü; ciddi bir paradigma değişikliği oldu. Kargo şirketleri için B2C iş modeli, B2B’nin önüne geçmeye başladı. Bu noktada kargo şirketleri e-ticaret nosyonuna sahip olmadıkları halde sektöre adapte olmak zorunda kaldı. Peki, Yurtiçi Kargo e-ticarete nasıl adapte oldu? Fatih Önyol, Yurtiçi Kargo’nun belli bir yıla kadar şu anki tüm e-ticaret firmalarına hizmet veren tek kargo firması olduğunu vurguladı. Yurtiçi Kargo’yu “e-ticareti büyüten firma” olarak niteleyen Önyol, şu bilgileri paylaştı; “Ülkede iyi bir kargo ağı varsa e-ticaret hızlı gelişir. E-ticaret ne kadar büyümeye çalışsa da eğer kargo ağı güçlü değilse e-ticaret tıkanır. E-ticaretin bu kadar hızlı büyümesinde kargocuların çok büyük önemi vardır. E-ticaretin büyümesi sürecinde onlarla beraber çalıştık ve çok hızlı büyüdüler.”

“E-ticaret acı tecrübelerle dönüşüyor”

2019 Kasım ayının sıkıntılı bir dönem olduğuna dikkat çeken Önyol, “Şöyle bir süreç var; Türkiye’de e-ticaret, aslında yaşanan acı tecrübelerle dönüşüyor. Kargo sektörü de bunu yaşayarak dönüşüyor. Standart bir sözleşme ile küçük bir paket taşımacılığı işine, B2C’ye başlıyorsunuz. Normalde B2B olan, C2C olan bir iş B2C’ye dönüşüyor. Lüks sitelere kuryeler gitmeye başlıyor. Normalde kuryeler, sanayilerde paket taşırdı. İnsanların beklentisi daha değişik; mesela daha düzgün giyimli bir kurye bekliyorlar. Daha elit bir yere gitmeye başlıyorsunuz. Ama siz standart bir sözleşme ile küçük paket taşırken, bir bakıyorsunuz buzdolabı, koşu bandı taşımaya başlıyorsunuz.” ifadelerini kullandı.

Önyol, e-ticaretin ilk yıllarında karşılaştıkları sorunlara ilişkin sözlerine şöyle devam etti: “E-ticaret sektörü kargonun zorlandığını görüyor; biz de zorlandığımızı görüyoruz ama nasıl olması gerektiğini bilmiyoruz. Bu noktada yurt dışını izleyelim dedik. Biz neresinde olmalıyız, hangi tip kargoları almalıyız. Burada bir standart belirledik. ‘Şu boyutlara kadar şunları biz alırız, diğerleri lojistiğin işi oraya vermelisiniz’ dedik. Doğru bir iş modeli olmadığını; standartları ayırmamız gerektiğini gördük. Avrupa’ya baktık, dünyaya baktık ‘evet, bu kısmı lojistik taşımalı, bu kısımda biz olmalıyız’ dedik ve oraya doğru sektörü standart haline getirdik. E-ticaret firmaları diğer kısmı lojistiğe kaydırdı.”

“E-ticaretin büyüme hızına yetişmek zor”

Yurtiçi Kargo

2019 yılındaki kargo krizine de değinen Fatih Önyol, şunları kaydetti: “E-ticaret firmaları çok hızlı büyüdü. Bir platformun altına yeni firmalar ekleniyor. Bir anda 10 oyuncu varsa altında 20, 30, 40 derken binlere çıktı. Hiçbir zaman yerimiz var mı yok mu sıkıntımız yoktu; ancak kasım ayında dört katına çıktı. Bir bakmışsınız 10 kargo taşırken bunun 7’si bir anda e-ticaret haline gelmiş. Bu 10 gün gibi bir sürede, ilk kampanyanın olduğu 11.11 döneminde oldu. Kargo sektörünün geçmişte öyle bir alışkanlığı olmadığı için ‘yer yok’ da diyemiyor.”

Fatih Önyol, bu noktada e-ticaret sektörünün tahminlerinde yanılma olduğuna dikkat çekti. “Bu kadar kargo çıkacağını onlar da tahmin edemedi.” diyen Önyol, “E-ticaret hızla büyürken, kargocular o kadar hızlı cevap veremez. Yeni kargo şubeleri açmanız lazım, yeni istihdam sağlamanız lazım ve yeni projeleri hayata geçirmeniz lazım. Biz o dönem dedik ki kota uygulamasına geçiyoruz. Ben 10 kargo taşıyabiliyorsam evet ben 10 kargo taşırım, kaliteli hizmet veririm, üstünü planlama yapmamız lazım. Bunun gün sürelerini yeniden gözden geçirmemiz lazım. Sektör buna 1,5 ay gibi bir sürede çözüm buldu, alanı genişletti.” ifadelerini kullandı.

“Bin kargo gelirken 10 bin kargo gelmeye başladı”

Pandemi döneminin ortaya çıkardığı durumu kargo şirketlerinin açısından değerlendiren Önyol, “Pandeminin Türkiye’ye gelmesiyle yeni bir e-ticaret krizi olmasın diye 5 yıllık projeleri hızlı bir şekilde hayata geçirdik. O dönemde sahaya yalnızca sağlıkçılar ve emniyet güçleri çıkabiliyordu. Biz hızlı bir şekilde 15-20 bin kişi çıktık. ‘Sahada olacağız, hizmetlerimiz aksamayacak, herkes dağıtım yapacak, kutsal bir iş, insanlara hizmet veriyorsunuz’ dedik. Bu süreçte diğer ülkeler ne yaptı diye izledik.” sözlerini kaydetti.

“Bu işi proje olmadan sadece istihdamla çözemezsiniz.” diyen Önyol, “Bizim Fransız DPD (DPDgroup) ile yüzde 25 ortaklığımız var. Dolayısıyla 55 ülke ile onların ortaklığı var. Her hafta online toplantılar yaptık ve dünyada ne olduğunu gördük. Pandemi dünyada krize döndü. Avrupa’da kargocular da çıkamadı, haftanın belirli günleri dağıtım yaptılar. Biz sürekli dağıtım yaptık. Münferit hatalar yaşansa da Türkiye’de çok ciddi hatalar yaşanmadan bu süreçte insanlara çok güzel hizmet verildi. BTK (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu) çok ciddi destek verdi. Dedik ki; insanlar temas etmek istemiyor. Hemen temassız teslimatın kanuni düzenlemeleri yapıldı ve bir gecede hayata geçirildi.” sözlerini kaydetti.

Önyol, sözlerinin devamında şunları vurguladı: “Biz dedik ki yeni projelerimiz var, bizim 5 yıl içinde hayata geçireceğimiz esnaf noktalarımız var. İki bin esnafla anlaştık. İnsanlar almazsa hemen altındaki bakkala, kuaföre, çiçekçiye bırakalım dedik ve bunu hayata geçirdik. Bu dönemde çok ciddi bir işsizlik oluştu. İnsanların işi var ama işe gidemedikleri için bazıları ücretsiz izin aldılar. Hemen işsiz kalan insanlara istihdam sağladık. Çok güzel profilli insanları işe aldık. ‘Aracını Al Gel’ uygulaması başlattık, yalnızca dağıtım şubeleri için. Sanayiler kapalı, plazalar kapalı, Beylikdüzü full. Bir kargo gelirken beş kargo gelmeye, bin kargo gelirken 10 bin kargo gelmeye başladı. Şubenin kapasitesi belli. Yeni şubeler açacaksınız, pandemide bu çok mümkün değil. Aktarma merkezlerinden direkt dağıtım modellerimize geçtik, ‘Aracını Al Gel’ uygulaması ile farklı firmalarda satışçı olarak çalışan arkadaşlar araçlarını aldılar geldiler. Sadece e-ticaret dağıtımı yapan doğrudan dağıtım noktaları açtık. Bu şekilde bine yakın arkadaşı istihdam ettik.”

“Türkiye’de pandemide destan yazıldı”

“Yurtiçi Kargo’nun o dönemde 10 binde 3 gibi şikâyet ortalaması vardı; pandemide 10 binde 2 oldu ve bu projeleri devam ettiriyoruz. Avrupa ortalaması 10 binde 5’tir. Bu şikâyet de geç teslim olabilir, olmayabilir; ama bir şekilde insanı mutlu edememişsinizdir ve şikâyete dönüşmüştür. Bizde o dönem bu rakam 3’tü.” diyen Önyol, şöyle devam etti: “Proje olmadan bunlar olmaz, istihdam olmadan o dönemi atlatamazdık. Türkiye’de o dönemde destan yazıldı. Bunu çok anlatmaya çalışıyorum; çünkü Çin’i ve Amerika’yı biliyorum. Bazı yerlerde orduyla, askerlerle kargo dağıtıldı. İnsanlar ihtiyaçlarını karşılayamıyorlardı. Türkiye’de o dönem sahada olan sağlıkçılarla ve emniyet güçleri ile beraber diğer grup da kargoculardı. Gerçekten çok ciddi bir teveccüh de oldu insanlardan. Böyle acı bir tecrübeyle kargo sektörünün önemi anlaşıldı.”

“Pandeminin e-ticaretin dönüşümüne etkisi vardır”

Fatih Önyol, “E-ticaret bir pakettir. Kargoyu götüren kişi de müşteri tarafında e-ticaretin bir temsilcisi olarak anlaşılır. Kaliteli firmalarla çalışmak lazım, iyi hizmet veren firmalarla çalışmak lazım.” diyerek, şunları söyledi: “Sektör de o dönemde çok ciddi bir yatırım yaptı, 10 milyar civarı yatırım yapıldı. Biz Yurtiçi Kargo olarak Avrupa’da sayılı, Türkiye’nin en hızlı otomasyon sistemini kurduk. Saatte 30 bin kargo geçiren bu sistem, Türkiye’nin en büyüğüdür. Çok ciddi yatırımlar yaptık ve şu anda bunun ekmeğini yiyoruz. Pandemide halkımıza ciddi sıkıntılar yaşatmadan, dünyadaki şikâyet sayılarının çok altında bu süreci atlattık. Pandeminin e-ticaretin dönüşümüne de etkisi vardır. Çünkü bu planlamalar bizde vardı; ama e-ticaretteki o hızlı büyüme böyle mi gider, yavaşlayarak mı gider derken pandemi ile beraber tüm projelerimizi hayata soktuk. Burada tabii ki devletin, BTK’nın çok ciddi desteği vardır. Çünkü bazı projelerin kanuni altyapısı yoktu.”

“B2C teslimatlar büyüyor”

Fatih Önyol, “Pandemiden sonra sektörün ve Yurtiçi Kargo’nun B2B’den B2C’ye dönüş oranı nedir?” sorusu üzerine de şu cevabı verdi: “B2B dediğimiz firmalar da e-ticarete girdi aslında. Normal perakende şirketi, mağazaları var. Biz eskiden mağazaları arasında taşıma yaparken artık onların da B2C işini yapıyoruz. Bu pay yüzde 50-50 olmuştur. Eskiden bizde B2B vardı ya da C2C vardı. B2B firmaların da birçoğu artık B2C’ye geçti. Kendi internet sitelerinden satış yapıyor. Artı, pazaryerini yöneten büyük firmalar var. Bu dönemde B2C oranı büyük oranda arttı. Bazı firmalarda B2C, yüzde 70’e ulaşmış durumda. Günümüzde artık B2C ağırlıklı firmalar var. Yurtiçi Kargo’da B2B ağırlığını koruyor. Bizde durum yüzde 50 oranında. Yarımız B2C’dir. Büyüme noktasında tabi ki B2C önde.

Fatih Önyol’un kariyeri, yetenekleri, motivasyonu

  • Hiçbir zaman bir maaş beklentim olmadı.
  • Hiçbir zaman farklı bir iş arayışında olmadım.
  • Hiçbir zaman rakiplerle mücadeleye girmedim; her zaman tercih edildim.
  • Dedikleriniz ne kadar doğru çıkarsa önünüz o kadar açılır. Dürüstlük, doğruluk, başkalarının gözünde böyle görünmek beni mutlu etti.
  • Tercih ediliyorsunuz, ön plana çıkıyorsunuz; bu bir kişilik özelliğidir.
  • Buraya ilk girdiğimde insanların yıllardır çalıştığını gördüm. Bu bende hayranlık oluşturdu. Yurtiçi Kargo öyle bir yer.
  • Bizim kadromuzda şu an 5 genel müdür yardımcısı var, 4 tanesi 20 yıllık. En yenimiz 10 yıllık.
  • Kuruma sadakati çok önemsiyorum. Tabii bunun için mutlu olmanız lazım.
  • İş arayışındaki arkadaşların CV’lerine bakıyorum. Altı ayda iş değiştirenlere soru işareti ile bakıyorum. Çok uzun soluklu olmaz diye düşünüyorum.
  • Kurumun mutluluk sağlaması, iş ortamı çok önemli. Kurum bize çok şey kattı.
  • Müfettişlik dönemimde tüm Türkiye’de 6 tur attım. Teftiş Kurulu Başkanı Türkiye’de 3 tur daha attım. Bu insanı dolduruyor.
  • Girişimcilik, içten gelmesi lazım. Bu yapı bende çok yoktur. Ben bir yerde uzun soluklu kalayım, seveyim, ortak bir sadakat oluşsun, verebileceğim en yüksek verimi oraya vereyim diye düşünürüm.
  • Kurumda dışarıdan kim gelirse gelsin kendi kadrosunu getirebilir, içeride kıyıma hiçbir zaman izin verilmez. Bu, kurumun hafızasıdır; kurucumuz İbrahim Arıkan’ın ve mevcut Başkanımız Ümit Arıkan’ın felsefesidir.
  • İnsan yetiştirmek çok zor; çünkü bir okulu yok. İlk kargo şirketiyiz ve aslında sektörün okulu niteliğindeyiz.
  • Yurtiçi Kargo, içerideki insan kadrosunun mutlu olduğu, bu kadroyu koruyan bir şirkettir. Bizde her zaman demokrasi çok önemlidir.

“Lojistikte rekabet daha da artacak”

Önyol, lojistikte yeni dönemin rekabet ortamını da değerlendirdi. “Rekabet daha da artacak.” diyen Önyol, şu bilgileri paylaştı: “Yeni oyuncular, yeni modeller giriyor. Yeni modelleri ilk başta kargo firmaları kurmaya çalışıyor. 2019 yılında biz dedik ki esnaf modeli kuralım, dolap modeli, ‘kargomatik’ dediğimiz modeli kuralım. Bunu Türkiye’de ilk defa bir firma yaptı. Daha çok Avrupa’daki firmalardan fiyatlar alarak, bunları kurmaya çalışıyorduk. BTK’nın istediği kurallar vardı; mesela dolaplarda kameralar olacak gibi… Bunların tamamını sağladılar. Şu oluştu; biz bunu tarif edip, satın alıp, koymaya çalışırken, bunu yöneten firmalar çıktı. Hem esnaf modelinde hem dolap modelinde hem parça başı dağıtım modelinde bunları yöneten firmalar ortaya çıktı. Buralardan ihale usulü hizmet alacaksınız, süreç buraya doğru gidiyor. Nereye gideceğini görmek için e-ticaretin çok hızlı geliştiği ülkelere bakmak lazım. Oralarda süreç nasıl gitmiş, böyle gitmiş. Birileri geliyor ‘benim şöyle bir ağım var, hizmet almak ister misiniz’ diye soruyor; ancak biz Yurtiçi Kargo olarak genelde bir hizmet alıp ihale ile 3 gün sonra bunu devretmek yerine bu ağları kendimiz kurarız. 2019 yılında da ilklerden biriyizdir. Birçok konuda ilkizdir.”

Burada geliştirilecek alanlar olduğuna dikkat çeken Yurtiçi Kargo Genel Müdürü, “Beklenti müşterilerimizde bitmiyor, bitmemesi gerekiyor. Biz de mutlaka beklentileri ölçüyoruz. İnsanlar artık şunu istiyor: Kargo modeli tamam, esnaf modeli tamam, AVM modeli tamam; ama yetmez. Benim kargom yola çıktıysa ben bunun adresini değiştirebileyim istiyor. Biz bunu hayata geçirdik. ‘Kontrol Sende’ uygulaması başlattık. Teslim tarihini belirleyebiliyor, yerini değiştirebiliyor, iade edebiliyor; tüm kontrolü müşteriye verdik. E-ticaret firmaları çok beğendi. Bunların entegrasyonunu sağladık. Bu tarz uygulamaların gelişmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı. İstanbul ve İzmir’de aynı gün için teslimatı; VIP Kargo uygulamasını tekrar hayata geçirdiklerini belirten Önyol, “Dolayısıyla kendimizle yarışıyoruz. Daha nerede hızlanabiliriz diye bakıyoruz. Bunları hayata geçirdik; ama sonuçlarını ölçüp daha da yaygınlaştırma çabasındayız.” diye konuştu.

Yurtiçi Kargo’nun çevre için sürdürülebilirlik politikaları

  • Yurtiçi Kargo, çözünür ve geri dönüşümü olan poşetler kullanıyor.
  • Türkiye’de en fazla elektrikli araç ağına ulaşan kargo şirketi oldu.
  • 400’e yakın elektrikli araç kullanan şirket, çip krizi olmasaydı bu rakamı bine ulaştıracaktı.
  • Kuryelerin hayatını kolaylaştırıcı, B sınıfı ve motosiklet ehliyeti ile kullanılabilecek araç modelleri geliştirildi.
  • Beş yıldan eski araçlar değiştiriliyor.
  • Egzoz emisyon değerleri, araç üreticisinden çıkan değerlerde tutuluyor.
  • Euro6 ile çalışan araç arayışını sürdüren şirket, Türkiye’de iklim krizi olmaması için sektör açısından bu işin öncüsü olma ve sektörü elektrikli araçlara yöneltme vizyonu taşıyor.

“E-ihracat yapmak isteyenlerin önünü açıyoruz”

 “Yurtiçi Kargo e-ihracat rekabetinde nerede? DPD’nin burada katkısı ne?” sorusu üzerine de Fatih Önyol, şunları söyledi: “DPD çok küresel bir oyuncu, bizim de hissedarımız, yüzde 25 gibi bir ortaklığı var. Bize şu avantajı sağladı; yerlerini inceledik, dünyada ne oluyor daha iyi görebildik ve böyle bir ortaklığınız olduğunda Avrupa’dan Orta Doğu’ya kadar her yeri inceleyebiliyorsunuz. E-ticaret ve e-ihracatla beraber onlar ne yapıyor diye inceledik. DPD’nin e-ihracatta çok büyük desteği var. Çünkü normalde süreçleri bir kargo firması şöyle yönetiyor; yurt dışı oyuncular var, oralarda kim iyiyse alırsınız kargoyu oraya verirsiniz. Ama biz DPD ile en hızlı dağıtım nereden olur, ona baktık. ‘Fast Trade’ diye bir hizmet hayata geçirdik. DPD’nin fiyatlarıyla entegrasyon sağladık. Kendi entegrasyonumuzla gümrükleme sürecine kadar biz yönetiyoruz. E-ihracat yapmak isteyenlerin sadece kargoyu vermesi yeterli. Paketi alıyoruz, Almanya’ya kadar DPD’ye götürüyoruz, DPD orada dağıtım yapıyor.”

Bu uygulamanın 6 ay önce hayata geçirildiğini anlatan Önyol, “Bir yıl önce bu hazırdı; ancak firmalarla entegrasyon süreçleri 6 ay sürdü. Çok hızlı bir şekilde büyüyor, burada ciddi sayılara ulaştık. Dolayısıyla e-ihracat yapmak isteyenlerin önünü açıyoruz, ciddi kolaylıklar sağlıyoruz. Hiçbir gümrükleme ile uğraşmıyorlar. Avrupa’da tüm dağıtımları yapıyoruz. Bunu daha sonra Orta Doğu’ya çevireceğiz. Savaş bittikten sonra Rusya pazarına da çevireceğiz. DPD ile burada bir sinerji yarattık.”

“Yurt dışı teslimatların yüzde 50’si e-ihracat oldu”

Önyol, “Biz gündemimizi her zaman yurt içi ve yurt dışı taşıma olarak ikiye ayırırız. Yurt dışı taşıma birinci sıradadır. DHL ve UPS gibi oyuncular bizim müşterimizdir, biz de onların müşterisiyiz. Ancak DPD bizim kendi ortağımız ve e-ihracat tarafını onlarla yapıyoruz. Bir nevi onlar gibi hareket ediyoruz, onlar da Avrupa’da Yurtiçi Kargo gibi hareket ediyor. Daha çok e-ihracat olmayan kısımlarda diğer kargo firmalarını kullanıyoruz. E-ihracat kısmında çok hızlı bir büyüme var. Yurt dışı teslimatların yüzde 50’si e-ihracat oldu. Buradaki büyüme 5 yıl sonra çok daha yukarı gidecek. Yurt dışı kargo sayısını büyütmüş oluyoruz aslında. Toplam kargo sayımızda nereye gidecek diye baktığımızda yüzde 5-6 rakamlarını 2-3 yıl içinde geçer diye öngörüyoruz.”

Fatih Önyol kimdir?

Yurtiçi Kargo

Fatih Önyol, 1978 yılında Ankara’da doğdu. Uludağ Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrası bir gazetede gördüğü “Yurtiçi Kargo müfettişlerini arıyor!” ilanı üzerine Yurtiçi Kargo’ya başvurdu. Bu başvuru sonrası Yurtiçi Kargo’da müfettiş olarak göreve başladı. Şirkette altı yıl müfettişlik yaptı. Ardından bölge müdürü oldu; daha sonra üç yıl Teftiş Kurulu Başkanlığı, yedi yıl Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı görevlerinde bulundu. 2019 Kasım ayında Yurtiçi Kargo Genel Müdürü görevine getirildi. Toplamda 20 yıldır Yurtiçi Kargo’da çeşitli pozisyonlarda görev yapan Önyol, “Hücrelerine kadar bildiğim bir yer.” diyor. Kargo İşletmecileri Derneği Başkanı da olan Fatih Önyol, evli ve iki çocuk babasıdır.

Paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler
Sitede Ara