DTC Markalarının Takip Etmesi Gereken 5 Trend

DTC markaları, uzun vadede sektörü etki altına alacak pandeminin neden olduğu karşı rüzgârlara karşı çıkacak. Peki, 2021 yılında takip edilmesi gereken DTC trendleri nelerdir?
12 Şubat 2021

Abone Ol

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
12 Şubat 2021
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
DTC yani “Direct-to-Consumer”, Türkçe “doğrudan tüketiciye” anlamında kullanılan bir terimdir.

DTC yani “Direct-to-Consumer”, Türkçe “doğrudan tüketiciye” anlamında kullanılan bir terimdir. Doğrudan tüketiciye yönelik markalar, masrafları azaltmak ve nispeten az sayıda mağaza işletmek için ellerinden geleni yaptı. Müşterilerin e-ticaret pazarına yönelmesiyle beraber DTC markaları da yükselişe geçti. Buna rağmen sektör, tedarik kısıtlamalarından dolayı nakliye gecikmeleri gibi sorunlar yaşadı.  Çalışanlar işten çıkarılmak zorunda kaldı.

2020 yılı, perakende sektörünün neredeyse her yönünü alt üst etti. Birçok perakendeci, pandemi nedeniyle artan e-ticaret taleplerini karşılamak için mağazalarını geçici olarak kapatmak ve çalışanlarını işten çıkarmak zorunda kaldı. DTC markaları, 2021 yılında şüphesiz uzun vadede sektörü etki altına alacak pandeminin neden olduğu karşı rüzgârları yönlendirmeye devam edecek. İşte 2021 yılında takip edilmesi gereken 5 Direct-to-Consumer trendi;

Geleneksel perakendeciler DTC alanına giriyor

Geleneksel perakendeciler, kendi alanlarında doğrudan tüketiciye markaları ile rekabet için ne yapıyor? Fiziksel mağazalarda daha az trafiği olan perakendeciler, teknoloji ile içli dışlı olan müşterilerine nasıl yaklaşılacağı konusunda DTC markalarından ilham aldı. Örneğin; Nike, doğrudan tüketiciye stratejisine adapte olmak için 2020 Ağustos ayında dokuz toptan satış hesabını kapattı. Under Armour, bu modelden yararlandı ve DTC stratejisine yöneleceğini duyurdu. DTC geliri 2020 Ekim ayında yüzde 17 artışla 540 milyon dolara yükseldi.

Bazı büyük perakendeciler de doğrudan tüketiciye markalarıyla ortaklıklar kurdu. Target, Sam’s Club ve Nordstrom gibi mağazaların raflarında DTC markaları satılmaya başladı. Direct-to-Consumer markaları pandemi sırasında kullanıcı dostu olduklarını kanıtladı. Bu, geleneksel perakendeciler tarafından çok büyük dikkat çekti.

Yerel markalar, fiziksel perakendeciliğin değerini görmeye başlıyor

Doğrudan tüketiciye markaları, online satışlara yoğunlaştı. Bazı durumlarda fiziksel satıştan vazgeçtiler. Ancak bu markalar, yıllar geçtikçe işlerini büyütmek ve sektörde başarılı olmak için fiziksel mağaza alanına girdi.

Bazı markalar fiziksel perakendeciliği test etmek için geleneksel perakendecilerle ortaklıklar kurdu. Casper’dan güzellik markası Versed’e kadar çeşitli markalarla anlaşmalar yapıldı. Nordstrom şirketi; Glossier, Away, Bonobos ve Skims markaları ile ortaklıklar kurdu. Crate and Barrel, online olarak ve perakende mağazalarının yüzde 65’inde satış yapmak için Parachute ile özel ve sınırlı sayıda üretilen bir koleksiyon başlattı.

Diğer markalar, kendilerine ait lokasyonlarda kalmayı tercih etti. Casper, Kuzey Amerika’da 200 mağaza açmayı planladığını duyurdu. Adore Me de önümüzdeki 5 yıl içinde 200 ila 300 mağaza açmayı planladığını söyledi. Ticari emlak firması JLL, daha önce dijital olarak yerli markaların 2023 yılına kadar 850 mağaza açabileceği konusunda tahminler yürütüyordu.

Direct-to-Consumer markaları kategorilerini genişletiyor

Müşteriler evden çalışmaya devam ederken, gündelik ve kişisel bakım ürünlerine olan talep de arttı. Thinx, Ipsy ve Bombas gibi markalar bu kategorilere girerek fırsatı kaçırmadı. En iyi markalar belirli kategorilerde pazar payını kaybettikçe, doğrudan tüketiciye şirketleri ürün tekliflerini genişletme fırsatına sahip oluyor. Sosyal mesafe önlemleri, müşterileri e-ticaret platformlarına daha da yakınlaştırdı. DTC markaları, yeni pazarlara girerken müşterilerini elde tutmanın yaratıcı yollarını bulmaya devam ediyor.

Teknoloji meraklısı müşteriler DTC markalarına yöneliyor

Perakendeciler için en acil ihtiyaçlardan biri de e-ticaret platformudur. Bu, DTC markalarının zaten sahip olduğu bir şeydi. EMarketer‘ın verilerine göre, geçen yıl e-ticaret satışları 600 milyar dolardan 795 milyar dolara yükseldi. Doğrudan tüketiciye markalarının sürekli trendleri izlemesi sosyal medya da büyük etki yaratıyor. Bu yol, Z ve Y kuşağı arasında bir köprü oluyor. Salgının ne zaman biteceği henüz belli değil.  Görünen o ki finansmanı sürdüren Direct-to-Consumer markaları, bundan sonra da daha fazla popülerlik kazanmaya devam edecek.

Finansmanı güvence altına almak daha kolay hale gelecek

Pandemi, yatırımcıların perakende satış alanını ve özellikle de DTC’ler hakkında düşüncelerini etkiledi. Tüketici davranışındaki değişimler büyük e-ticaret satışları anlamına geliyordu. EMarketer’e göre, e-ticaretin önceki yıla göre yüzde 32,4’lük bir artış kaydetmesi bekleniyor. Bu, çok az fiziksel mağazası olan ve e-ticarete geçişte kazanç sağlayabilecek birçok doğrudan tüketiciye markasına başarı getirdi.

Sonuç olarak;

DTC markalarının yararlanabileceği daha geniş bir müşteri tabanı var. Doğrudan tüketiciye markaları ve teknoloji şirketleri en iyi konumlandırılmış olan markalardır. Ancak bazı yatırımcılar bu odaklanmanın gelecekte daha gerçekçi büyüme beklentileri oluşturacağı konusunda hemfikir!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü