Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp

Dr. Öğr. Üyesi Günseli Acar: Otomasyon nedeniyle 800 milyon kişi işini kaybedebilir

Sinop Üniversitesi Dış Ticaret Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Günseli Acar, Endüstri 4.0‘ın üretim açısından en büyük devrimlerinden biri olan “Karanlık Fabrikalar”ı (Lights Out Manufacturing) WORLDEF Bülten için kaleme aldı. Acar, makalede, 2030 yılına kadar 400 ila 800 milyon kişinin otomasyon nedeniyle işlerini kaybedebileceğini; 75 ila 375 milyon kişinin ise mesleki kategorilerini değiştirmeleri ve yeni beceriler öğrenmeleri gerekebileceğini vurguladı.
otomasyon

Sinop Üniversitesi Dış Ticaret Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Günseli Acar’ın WORLDEF Bülten’de yayınlanan “Karanlığın Gücü” başlıklı makalesi:

Teknolojide yaşanan baş döndürücü gelişmeler, son hızla insanlığı etkilemeye devam etmektedir. Siber güvenlik, bulut teknolojileri, fiziksel sistemler, akıllı fabrikalar, nesnelerin interneti, internet servisleri, öğrenen robotlar, büyük veri, sanal gerçeklik, arttırılmış gerçeklik ve otomasyon gibi bileşenleri içinde barındıran Endüstri 4.0 mevcut üretim sistemlerinin işleyişini farklı boyuta taşımıştır. 

Endüstri 4.0‘ın üretim açısından en büyük devrimlerinden biri “Karanlık Fabrikalar”dır (Lights Out Manufacturing). Karanlık fabrika, üretimde doğrudan insan müdahalesini sıfıra indiren, tam otomasyon sisteminin kullanıldığı üretim sistemidir.

Böyle bir sistemde yönetici olmak?

Dijital dönüşüm ile yaşanan süreç, sadece teknolojiye yatırımdan ibaret değildir. İşletmenin organizasyonel yapısından başlayarak, işletmenin kültürünün ve yönetim sisteminin değiştiği; iş akışlarındaki değer zincirinin farklılaştığı; üretimden pazarlamaya, tedarik zincirinden insan kaynakları yönetimine, maliyetlerin kapsamından zaman yönetimine kadar birçok alanı alışılmışın dışına iten bir etkiye sahiptir.

Karanlık fabrikaların işyerine en büyük katkılarından biri, insan müdahalesine gerek duyulmadığı bir sistem olduğu için işgücü maliyetlerini azaltmasıdır. Eurostat (Avrupa İstatistik Ofisi) verilerine göre, 2020 yılında ortalama saatlik işgücü maliyeti Avrupa Birliği’nde (AB) 28,5 avro iken Bulgaristan’da 6,5 avro, Danimarka’da 45,8 avro olarak tespit edilmiştir.

Yine Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2020 yılında Türkiye’de saatlik işgücü maliyeti endeksi yıllık yüzde 9 artmıştır. Normal üretim sürecini gerçekleştiren işletmelerde işgücü maliyetlerini ortaya koyan bu verilerin, karanlık fabrikalarla birlikte en aza ineceği beklenmektedir. Ayrıca, aydınlatma, havalandırma gibi insanların iş yaparken ihtiyaç duyduğu enerji giderleri de azalacaktır.

2030 yılına kadar 400 ila 800 milyon kişi otomasyon nedeniyle işini kaybedecek

otomasyon
Sinop Üniversitesi Dış Ticaret Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Günseli Acar

Karanlık fabrikaların bir diğer etkisi ise; rutin, devamlı kendini tekrar eden işlerin daha kısa bir sürede, sıfır hatayla ürün elde edebilme imkanını tanımasıdır. Bu işlerin robotlar tarafından yapılması ile mevcut veya yeni istihdam edilecek personelin nitelikleri ve yetkinlikleri de değişecektir. Personel, iş ve/veya ürün geliştirme gibi alanlarda yaratıcılığını kullanarak potansiyelini ortaya koyabilecek, işletmeye daha fazla değer katabilecektir.

Bu noktada insan kaynakları yönetiminin önemi ortaya çıkmaktadır. Personelin bu dönüşüme adapte edilmesi, dijital yetkinlikler kazandırılması, potansiyellerini daha rahat ortaya koyabilmeleri için hata yapma esnekliğinin tanınması ve iş güvencesinin verilerek kişinin motivasyonunun arttırılması önemlidir. McKinsey Global Institute verilerine göre, 2030 yılına kadar 400 ila 800 milyon kişinin otomasyon nedeniyle işlerini kaybedebileceği; 75 ila 375 milyon kişinin ise mesleki kategorilerini değiştirmeleri ve yeni beceriler öğrenmeleri gerekebileceği vurgulanmıştır.

Karanlık fabrikaların avantajlarından biri de robotların devreye girmesi işe iş kazalarının büyük oranda azalmasıdır. Yapılan araştırmalarda ve elde edilen istatistiklerde iş kazalarının en çok madencilik ve taşocakçılığı, imalat, inşaat, ulaştırma ve depolama, tarım, ormancılık ve balıkçılık, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yaşandığı görülmektedir. Karanlık fabrikaların oluşturulmasında bahsi geçen sektörlerin ön plana alınması yerinde olacaktır.

Dünyanın ilk dijital fabrikalarından biri Almanya’daki Siemens Amberg fabrikasıdır. Karanlık fabrikaların öne çıkan örneği ise Japonya’daki Fanuc’tur.

Peki, biz hazır mıyız?

Bir ülkenin dijital dönüşümünü tam anlamıyla gerçekleştirebilmesi toplumun tüm kesimine bu bilincin yerleştirilmesi ile mümkündür. Ülkemizde “Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi” kurulması, E-Devlet uygulamaları, kolay ihracat platformu, Türkiye lojistik portalı ve blockchain portalının oluşturulması, bilim dünyasında Blockhain Araştırma Laboratuvarının oluşturulması gibi dijital dönüşüme dair yapılan birçok faaliyet umut vericidir.

WIN EURASIA 2019’da yerli tasarım, yazılım ve mühendislik ile tasarlanan “Karanlık Fabrika” projesi sunulmuştur. Bununla birlikte birçok sanayicimiz bu yönde yatırımlarını yapmaya başlamıştır. Dijitalleşme sürecinde önemli olan bu yönde faaliyet gösteren kurumların koordineli bir şekilde çalışmasıdır. Sadece büyük şirketlerin değil, küçük ve orta ölçekli işletmelerin de bu sürece dahil edilmesi sağlanmalı; bu işletmelere teknolojik alt yapıyı sağlamada, eğitim konusunda destek verilmelidir. Nitelikli işgücünün istihdam edilebilmesi için üniversite-sanayi işbirliğinin arttırılması zorunlu hale gelmiştir.

Kaynaklar

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Bizi Instagram’da Takip Edin!