Dünyadaki Serbest Ticaret Anlaşmaları Nelerdir?

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on twitter
Share on facebook
Share on linkedin

Dünya Ticaret Örgütü (WTO) düzenlemelerinin günümüze ayak uyduramaması bazı sorunları beraberinde getirdi. Çok taraflı ticaretin yeni pazar oluşturmada yetersiz kalması, ülkeleri serbest ticaret anlaşmaları yapmak zorunda bıraktı. Serbest ticaret anlaşmaları, gerek gelişmiş ülkeler arasında ve gerekse kuzey-güney ve güney-güney ticari ve ekonomik ilişkilerinde yaygınlaştı.

Serbest ticaret anlaşmaları arttıkça ülkeler mal ihtiyaçlarını antlaştığı ülkelerden karşılamaya başladı. Anlaşmaların dışında kalan ülkeler birçok avantajdan yararlanamadı. Bu ve benzeri durumlar, serbest ticaret anlaşmalarının yaygınlaşmasını sağladı. Türkiye de uluslararası ticaretteki ticaret anlaşması ağları oluşturma eğilimine paralel olarak benzer anlaşmalar yapmaktadır. Gümrük Birliği çerçevesinde AB’nin serbest ticaret anlaşmaları akdettiği ülkelerle karşılıklı yarar esasına dayalı çeşitli anlaşmalar akdetmektedir.

Serbest Ticaret Anlaşmaları ve Gümrük Birliği

Gümrük Birliği, taraflar arasındaki ticarette mevcut gümrük vergileri, eş etkili vergiler ve miktar kısıtlamalarıyla, her türlü eş etkili tedbirin kaldırıldığı ve ayrıca birlik dışında kalan üçüncü ülkelere yönelik ortak gümrük tarifesinin uygulandığı bir ekonomik entegrasyon modelidir. Gümrük Birliği’nde ürünler serbest dolaşır. Bunlardan dolayı anlaşma ülkeleri ortak ticaret ve ortak rekabet kurallarını takip etmek durumundadır. Serbest ticaret anlaşmalarında ise, taraflar arasındaki ticarette malların tercihli rejimden yararlanmaları menşe kurallarına göre olmaktadır. Serbest ticaret anlaşmalarında ortak rekabet ve ortak ticaret esasları olmadığı gibi anlaşma dışı ülkelerde kendi gümrük kuralları geçerlidir.

Bu çerçevede Türkiye için ihracat ve ithalatın gelişmesi, öncelikle Avrupa Birliği çıkışlı girişimciler olmak üzere piyasada eşit şartlarda rekabetin güvence altına alınması, karşılıklı yatırımlar ve ortak girişimlerle enternasyonal rekabet gücünün artırması açısından ekonomik anlaşmalar son derece önemlidir. Türkiye, Avrupa Birliği tarafından hazırlanan anlaşmaları olduğu gibi kabul etmek zorunda değildir. Ancak gerçekleşen görüşmelerde endüstri ve ticaret politikaları göz önüne alınmaktadır.

Türkiye’nin Yaptığı Serbest Ticaret Anlaşmaları

Türkiye Cumhuriyeti, bugüne kadar 37 farklı serbest ticaret anlaşması imzalamıştır. Bunların 11’i ülkelerin AB üyeliği sebebiyle iptal edilmiştir. Kalan 26 anlaşmanın 21’i halen aktiftir.

Türkiye Cumhuriyeti, bugüne kadar 37 farklı serbest ticaret anlaşması imzalamıştır. Bunların 11’i ülkelerin AB üyeliği sebebiyle iptal edilmiştir. Kalan 26 anlaşmanın 21’i halen aktiftir.

Türkiye’nin serbest ticaret anlaşması imzaladığı ülkeler şunlardır;

  • EFTA (Avrupa Serbest Ticaret Birliği)
  • İsrail
  • Makedonya
  • Bosna ve Hersek
  • Filistin
  • Tunus
  • Fas
  • Suriye
  • Mısır
  • Arnavutluk
  • Gürcistan
  • Karadağ
  • Sırbistan
  • Şili
  • Morityus
  • Güney Kore
  • Malezya
  • Moldova
  • Faroe Adaları
  • Singapur
  • Kosova

Türkiye ile Suriye arasındaki anlaşma, iç savaş sebebiyle 2011 yılında askıya alınmıştır. Ayrıca; Lübnan, Sudan, Venezuela ve Katar gibi ülkeler ile anlaşma imzalanması için de iç onay süreçleri beklenmektedir. Mevcut anlaşmaların güncellenmesi ve içeriğinin genişlemesi amacıyla Sırbistan STA’sının güncellenmesine yönelik imzalanan protokoller, 1 Haziran 2019 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiştir. EFTA, Karadağ ve Bosna-Hersek ile yürütülen görüşmeler sonucunda metinler yine iç onay sonuçlanınca yürürlülüğe girecektir. Ayrıca, Gürcistan ve Malezya yürütülen görüşmelerin en kısa zamanda sonuçlandırılması, Moldova ile de görüşmelere başlanması planlanmaktadır.

Serbest Ticaret Anlaşması İçin Müzakereleri Devam Eden Ülkeler

Türkiye, 16 ülke ile serbest ticaret anlaşmaları müzakereleri sürdürmektedir. Bu ülkelerden 5’i ile aktif bir müzakere süreci yürütülmektedir. Aktif müzakere edilen ülkeler şunlardır; Ukrayna, Japonya, Tayland, Endonezya ve Somali. Anlaşma için müzakereleri devam eden ülkeler ise şunlardır; Peru, Kolombiya, MERCOSUR (Güney Amerika Ortak Pazarı), Ekvator, Meksika, Pakistan, Cibuti, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Kamerun, Çad, Körfez İşbirliği Konseyi. Bu ülkelerle anlaşma sürecinin hızlandırılması için çalışmalar devam etmektedir.

Öte yandan; Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Kanada, Hindistan, Vietnam, Orta Amerika ülkeleri, Afrika, Karayip, Pasifik ülkeleri, Libya, Seyşeller, Cezayir ve Güney Afrika Cumhuriyeti ülkeleriyle de müzakerelere başlamak için girişimlerde bulunulmuştur. Ayrıca, Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılan İngiltere ile kısa vadede ticaret avantajlarının korunmasına, orta ve uzun vadede de serbest ticaret anlaşmalarına yönelik müzakereler devam etmektedir.

Serbest Ticaret Anlaşmalarının Türkiye’ye Etkisi

Türkiye’nin diğer ülkelerle aktif olan serbest ticaret anlaşmaları gösteriyor ki bu anlaşmalar, tarife indirimleri ile “derin bütünleşme” olarak tabir edilen menşe kuralları, yatırımlar, fikri mülkiyet hakları gibi alanlarda ortak kuralların tesisi ile ticaretin akışını kolaylaştırmaktadır. Ölçek ekonomilerine kolaylık sağlayarak maliyeti düşürmekte ve verimliliği arttırmaktadır. Dışa açık, güçlü bir ekonominin altyapısını hazırlayarak, ülkenin ekonomik ve siyasi rekabet gücünü arttırmaktadır. Böylelikle ülke içi üretim, alım gücü gibi birçok konuda pozitif değişim görülebilmektedir.

Siyaset ve uluslararası ilişkiler açısından bakıldığında ise; Türkiye’nin ticaret anlaşmaları yaptığı ülkelerle yalnızca iktisadi ve ticari ilişkilerinin değil, ayrıca, politik ilişkilerinin de daha sürdürülebilir hale geldiği gözlemleniyor. Serbest ticaret anlaşmaları imzalanması sonrası anlaşmanın taraf ülkeleri arasında oluşturulan Ortaklık Konseyinin ve komitesinin, üst seviyede siyasi ve bürokratik temsilcileri bir araya getirerek, karşılıklı olarak yeni işbirliği imkânlarının gözden geçirilmesinde fırsatların açıldığı görülmektedir. Serbest ticaret anlaşmaları sayesinde ülkelerin birbirlerinin ekonomik ve ticari potansiyelleri konusundaki farkındalıkları artarken, iş adamlarının aralarındaki karşılıklı anlayış da gelişmektedir. Bunun sonucunda ilgili ülkelerle dostluk bağlarının daha da pekiştiği izlenmektedir.

Kaynak: https://ticaret.gov.tr/dis-iliskiler/serbest-ticaret-anlasmalari/genel

Uluslararası Serbest Ticaret Anlaşmaları

  • KİK

Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi (KİK), 25 Mayıs 1981’de imzalanarak resmen kurulmuştur. “Körfez İşbirliği Konseyi” olarak da bilinir. Irak hariç Basra Körfezi’ndeki tüm Arap devletlerinden oluşan bir konseydir. Bahreyn, Kuveyt, Umman, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri‘nin katıldığı konsey, hükümetler arası bölgesel, siyasi ve ekonomik birliktir.

KİK Genel Sekreterliği, kurulduğu tarihten bu yana Riyad lokasyonunda yer almaktadır. KİK’in temel organları; yüksek konsey, bakanlar konseyi ve genel sekreterliktir. Yüksek konsey, üye ülkelerin devlet başkanlarından oluşmaktadır. Bu oluşum konseyin en üst yapısıdır ve başkanı her sene alfabetik sırayla seçilir. Bakanlar konseyinde ise üye ülkelerin bakanları vardır. Üç ayda bir periyodik olarak bir araya gelirler. Genel sekreter, yüksek konsey tarafından atanır. Kasım 1981 tarihinde KİK ülkeleri arasında ekonomik anlaşma imzalanmıştır. Söz konusu anlaşma çerçevesinde KİK Serbest Ticaret Alanı kurulmuştur.

Bu anlaşmanın yerini, 31 Aralık 2001 tarihinde Muskat’ta imzalanan yeni ekonomik anlaşma almıştır. Bu anlaşmanın içeriğinde gümrük birliği, ortak pazar, ekonomik ve mali birlik kalkınma entegrasyonu, insan kaynakları gelişimi, bilimsel ve teknik araştırmalar alanında işbirliği, ulaştırma, iletişim ve altyapı bölümleri vardır. Bu anlaşma ile KİK ülkeleri arasında gümrük birliği, ortak pazar ve ekonomik ve mali birliğin kurulmasına karar verilmiştir.

KİK ülkeleri arasındaki ortak pazar uygulaması, öngörülenden bir yıl gecikmeli de olsa 1 Ocak 2008 tarihinde başlatılmıştır. Kademeli bir şekilde hayata geçirilecek ortak pazar uygulamaları çerçevesinde, KİK ülkeleri vatandaşlarının, Körfez bölgesindeki tüm kamu ve özel kuruluşlarda çalışma hakkına sahip olmaları, gayrimenkul alıp satmaları, ülkeler arasında serbest dolaşımdan faydalanmaları ve eğitim ile sağlık olanaklarından yararlanmaları hedeflenmektedir.

Kaynak: http://www.mfa.gov.tr/korfez-arap-ulkeleri-isbirligi-konseyi.tr.mfa

  • Şangay Beşlisi

Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ya da yaygın adıyla Şanghay Beşlisi, Çin Halk Cumhuriyeti, Rusya Federasyonu, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan tarafından kurulmuştur. 2001 yılında Özbekistan’ın ve 2017 yılında Hindistan ve Pakistan’ın katılımlarıyla 8 üyeye ulaşan, askeri, ekonomik ve kültürel işbirliğine dayanan uluslararası bir örgüttür. ŞİÖ üyeleri tarafından 2003 yılında ekonomik işbirliği yapmak üzere bir anlaşma imzalanmıştır. Aynı görüşmede dönemin Çin Başbakanı bölgeyi bir serbest ticaret bölgesi ilan etmeyi teklif etmiştir. Bir yıl sonra da 100 maddelik bir ekonomi anlaşması imzalanmıştır.

2005 yılındaki görüşmede üyelerin doğal kaynak harcamaları konusunda ortak hareket edecekleri kararı alınmış; öncelikle gaz, petrol ve su kaynaklarının ortak kullanımının üstünde durulmuştur. Ülkelerin ortak projeleri fonlaması için bir banka kurma kararı alınmış ve 2006 yılında Pekin’de SCO Interbank’ın kurulumunun ilk toplantısı yapılmıştır. Yine 2006 yılında Rusya, ŞİÖ için bir “Enerji Kulübü” planladığını açıklamıştır. Bir sonraki sene aynı mevzu dillendirilse de diğer üye ülkeler pek yanaşmamışlardır.

SCO’nun ana hedefleri şunlardır;

  • Üye devletler arasında karşılıklı güveni sağlamak ve komşuluğu güçlendirmek.
  • Siyaset, ticaret, ekonomi, araştırma, teknoloji ve kültür ile eğitim, enerji, ulaşım, turizm, çevre koruma ve diğer alanlarda etkin işbirliğini teşvik etmek.
  • Bölgede barış, güvenlik ve istikrarı sağlamak ve sağlamak için ortak çaba sarf etmek
  • Demokratik, adil ve rasyonel yeni bir uluslararası siyasi ve ekonomik düzenin kurulmasına doğru ilerlemek.

Danıştay başkanları, Şangay Beşlisi’ndeki en yüksek karar alma organıdır. Örgüt, yılda bir kez toplanır ve kuruluşun tüm önemli konularında kararlar ve yönergeler kabul eder. Hükümet Konseyi Başkanları (HGC), kuruluşun çok taraflı işbirliği stratejisini ve öncelik alanlarını tartışmak, mevcut önemli ekonomik ve diğer işbirliği sorunlarını çözmek ve ayrıca kuruluşun yıllık bütçesini onaylamak için yılda bir kez toplanır. Şangay Beşlisi’nin resmi dilleri Rusça ve Çincedir.

  • MERCOSUR

İspanyolca açılımıyla “Mercado Del Sur” yani Güney Ortak Pazarı anlamındır. 26 Mart 1991 tarihinde Brezilya, Arjantin, Paraguay ve Uruguay’ın katılımıyla imzalanan anlaşma sonrası Güney Amerika’da kurulan serbest ticaret bölgesidir. Venezuela’nın 2012 yılında katılımıyla 5 tam üyeye sahip olmuştur. Ayrıca; Şili, Bolivya, Kolombiya, Ekvador, Guyana, Peru ve Surinam ortak üyeler olarak yer almaktadır. 2015 yılında tam üyelik anlaşması imzalayan Bolivya, geçiş süresinde bulunmakta ve tam üyelerin hepsinden alacağı onayı beklemektedir.

MERCOSUR’un temel amacı; üye ülkelerin kendi arasındaki tarifeleri kaldırmak, bölge içerisindeki serbest ticareti olabildiğince genişletmek ve bunların sonucu olarak üye ülkelerin bölge dışındaki pazarlara entegrasyonunu sağlayarak, ekonomik kalkınmalarını gerçekleştirmektir. MERCOSUR’un oluşmasını sağlayan Asuncion Anlaşması’nda kurucu ülkeler bu ortak pazar için çeşitli şartlar belirlemişlerdir.

Anlaşmanın imzalanması ile bölge içerisinde kalan ticari işlemlerde ithalat vergisi şeker ve otomotiv sektörleri dışında tamamen kaldırılmıştır. Ortak pazarın dışında bir ülkeyle yapılacak olan ticari işlemler sırasında alınacak 11 farklı vergilendirme yöntemi belirlenmiştir. Temelde bu yöntemler ülke içerisine girecek malların hammadde ya da daha karmaşık yapıda bir mal olmasına göre yüzde sıfır ila yüzde 20 oranlarında değişmektedir.

MERCOSUR, kendi içerisindeki dinamiklerini yönetebilmek için 1994 yılında imzalanan The Ouro Preto Protokolü ile 3 farklı kurula ayrılmıştır. Bu sayede, oluşturulan kurullarla birlikte ülkeler arasında karar alma süreci uluslararası yasal bir düzene dayandırılmış ve geçerlilik kazanmıştır. Bu kurullar şunlardır;

  • Ortak Pazar Komisyonu: Siyasi kararların alındığı, yeni ülkelerin üye olarak kabul edildiği ve entegrasyonlarının sağlandığı en yüksek zümredir
  • Ortak Pazar Grubu: İdari ve yönetsel kararlar alınan zümredir.
  • MERCOSUR Ticaret Komisyonu: Genel ticaret prensipleri dikkate alınarak teknik konuları inceleyen ve uygulanmasında karar alan topluluktur.

Yaklaşık olarak 12 milyon kilometrekarelik alana hâkim olan MERCOSUR kurucu üyeleri, operasyonlarını yürüttükleri bölgede Güney Amerika nüfusunun yüzde 62,2’lik payını diğer bir deyişle 262,2 milyon insanı barındırmaktadır. 2017 yılında açıklanan verilere göre MERCOSUR, 2,78 milyon avro GSMH ile birlikte Güney Amerika GSMH’nin yüzde 75’ini oluştururken, dünya genelinde ise 5. en yüksek GSYH elde eden ülke olarak birçok büyük ekonomiye sahip ülkeyi geride bırakmıştır.

Kurucu üyeleri arasında 1991 yılında 4,5 milyar dolar olan ticaret hacmi 2017 yılı itibariyle tam 9 katına çıkarak, 40,4 milyar $ olarak kayıtlara geçmiştir. MERCOSUR, bölge içerisinde kalan ticaret hacmini son yıllarda ortalama olarak 40,8 milyar dolar seviyesinde tutmayı başarmıştır.

  • CAFTA-DR

Dominik Cumhuriyet-Orta Amerika Serbest Ticaret Anlaşması (CAFTA-DR) 7 üye ülkenin ortak olarak imzaladığı, 2006 yılının ilk gününden itibaren yürürlüğe giren serbest ticaret anlaşmalarından biridir. İlk olarak Birleşik Devletler, Kosta Rika, Nikaragua, El Salvador, Guatemala ve Honduras ülkelerinin bir araya gelmesiyle “CAFTA” olarak adlandırılan anlaşma, 2004 yılında Dominik Cumhuriyeti’nin de görüşmelere katılmasıyla “CAFTA-DR” olarak adlandırılmıştır. Anlaşmanın önemli sayılmasının sebeplerinden biri ekonomik açıdan küçük ölçekli olarak konumlandırılan ülkelerden oluşan bir grubun ekonomik açıdan lider bir ülke ile anlaşma imzalamış olmasıdır.

Üye ülkelerin anlaşma üzerindeki ortak amaçları şunlardır;

  • Ticaret hacmini genişletmek ve çeşitlendirmek
  • Ticaret engellerini ortadan kaldırmak
  • Adil rekabet ortamı sağlamak ve ülkeleri bunun için teşvik etmek
  • Ülkelerin gelişmesi için gereken yatırım fırsatlarını artırmak
  • İleriye dönük çok taraflı anlaşmalar için fırsat ve birlik yaratmak amacıyla bir sistem kurmak
  • Fikir haklarını korumak ve güçlendirmek

CAFTA-DR, içeriğindeki maddeler gereği derece derece artan bir anlaşmadır. Son 15 yılda birçok üründen alınan tarifeler ortadan kaldırılmış olsa da tarım gibi bazı sektörlerde belirli oranda tarife bulunmaktadır. 2015 yılında açıklanan verilere göre iki taraflı olarak yapılan ticari işlemlerin sonucunda 53,3 milyar dolar getiri elde edilmiştir.

Anlaşma sayesinde Birleşik Devletler üye ülkelere olan ihracat oranını anlaşma imzalandığı günden bugüne yüzde 74 kadar artırmayı başarmıştır. 2013 yılında CAFTA-DR ticari bloğundaki ülkelerle olan dış ticaret hacmi Meksika ve Brezilya’dan sonra Birleşik Devletler’in Latin Amerika’daki en büyük üçüncü pazarı olmuştur.

Bunun yanı sıra anlaşmadan faydalanan sadece Birleşik Devletler değil diğer üye ülkeler de olmuştur. Büyüme oranları göz önüne alındığında Kosta Rika ve Guatemala yaklaşık olarak yüzde 100’lük bir büyüme göstermiştir. Dominik Cumhuriyeti ise, anlaşma sonrasında ülkesindeki ihracatın yaklaşık olarak yüzde 50’lik payını Birleşik Devletler’e yapmayı başarmıştır.

  • USMCA

“United States-Mexico-Canada Free Trade Agreement” yani kısa adıyla “USMCA”, 2018 yılında imzalanmıştır. Anlaşmanın adını oluşturan 3 ülke tarafından imzalanan anlaşma, Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması’nın (NAFTA) devamı niteliğindedir. 2020 Temmuz ayı itibariyle yürürlüğe girmiştir. Uzun yıllardır süre gelen önceki anlaşmanın Amerika Birleşik Devletleri aleyhine olduğunu düşünen ABD Başkanı Donald Trump’ın itirazları sonrasında yeni anlaşma görüşmeleri 2017 yılında gündeme gelmiştir.

Önceki anlaşmanın içeriği yeni anlaşma için temel oluştururken, bu üç ülkenin kendi aralarında bir serbest ticaret bölgesi kurması tekrar sağlanmıştır. Ancak bu anlaşmada öncekinden çok daha geniş bir çerçeve belirlenerek, daha fazla sektör ile alakalı ticari engeller azaltılmış ve kaldırılmıştır. Bu anlaşmanın sürdürülebilmesi için her ülkenin temsilcilerinden oluşan bir komisyon kurulmuştur. Yeni anlaşma yenilenmediği sürece 16 yıl sonra sona erecektir.

USMCA, önceki anlaşmanın devamı olarak imza atan ülkelerin oluşturduğu ticaret bölgesindeki çoğu mal ve hizmetin serbest olarak yapılmasını amaçlamaktadır. Ülkeler bu anlaşmayla birlikte şunları amaçlamaktadır;

  • Ticari engelleri azaltmak
  • Kuzey Amerika bölgesindeki çalışma faaliyetlerinin iyileştirilmesi için birliktelik oluşturmak
  • Üretilen mal ve hizmetlerin daha güvenli ve geniş bir pazarda dolaşımı için uygun koşulları sağlamak
  • Ülkeler adına karşılıklı fayda sağlayacak kurallar koymak
  • Uluslararası alanda rekabet edebilmek amacıyla iş birliği içinde olmak

NAFTA’da yer alan birçok maddenin burada geçerli olmasının haricinde bazı sektörler hakkında yeni düzenlemeler getirilmiştir. Tarım ve süt ürünleri alanında Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ile birlikte gümrük vergisini kaldırarak, pazar erişim seviyelerini artırmışlardır. Otomotiv sektöründe ülkelerin otomobil ve parça üretim seviyeleri ticari bölge içerisinde yüzde 75’e çıkarılmıştır. Sona erme hükmü yukarıda belirtildiği üzere şekillenmiştir. Fikir hakkının geçerlilik süresi uzamıştır. Çalışanlar için ise yeni reformlarla işçilerin çalışma koşulları iyileştirilmek istenmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü